"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/609 Esas, 2017/618 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : 1)... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2015/281 Esas, 2017/267 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.05.2017 tarihli ve 2017/609 Esas, 2017/618 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi,
3)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 04.05.2017 tarihli ve 2017/609 Esas, 2017/618 sayılı ek Kararı ile; temyiz isteminin reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen 04.05.2017 tarihli ve 2017/609 Esas, 2017/618 sayılı ek Kararın BAM Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında; kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden ve BAM Cumhuriyet savcısının hükmü "suç vasfına" ilişkin, eylemin zimmet suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2017 tarihli ve 2015/281 Esas, 2017/267 sayılı Kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/609 Esas, 2017/618 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2017/609 Esas, 2017/618 sayılı ek Kararı ile BAM Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
BAM Cumhuriyet savcısının temyizi, taraf teşkilinin sağlanmadığına, hükmü istinaf etme yetkisine sahip olmayan kişilerin istinaf başvurusunda bulunduğuna, suçun hukuki nitelendirmesinde hataya düşüldüğüne, suçtan zarar görmeyen kişilerin davaya katılan olarak kabul edildiklerine, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde ... köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın, köy tüzel kişiliği çalışanının yevmiyesinin eksik verildiği, Özel İdare kepçesinin kendi arazisinde kullanıldığı, ihalelerin peşin olarak verilmesine karşın ihaleyi alan kişilere uzun vadede ödeme imkanının tanındığı, köy tüzel kişiliğine ait gayrimenkullerin kiralanmalarında düşük fiyat ile işlem yapıldığı, yapılan yardımların nereye gittiğinin tespit olunamadığı, 3367 sayılı Kanun ile Köy Yerleştirme Alanı Uygulama Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesinde belirtilen hükme aykırı olarak ... İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğünün 08.01.2014 tarih, 222 sayılı yazısı ekinde gönderilen temlik cetveli ve borçlanma miktarlarını gösteren listede ... , ... ve ...'a peşin satışı yapıldığı beyan edilmesine rağmen ödemelerin eksik yapıldığı ve her üç şahsa ait tapularda ipotek şerhi konulmadığı, karar defterinde 16.07.2013 tarihli ve 2013/18 sayılı kararda görüldüğü gibi 116 ada, 7 parselde kayıtlı 460.15 metrekare arsayı 19.786,45 TL paraya peşin olarak kendisi satın aldığı halde, 7531 no.lu makbuz ile 12.000 TL'sini ödediği, 7.786,45 TL'yi ödemediği, satılan diğer köy tüzel kişiliklerine ait yerlere ilişkin olarak ise eksik ödemeler yapıldığının tespit olunduğu, bu yerlerden yedi şahısta eksik ödemenin görüldüğü, iki şahısta ödemenin devam ettiği, Bakanlık Hukuk Müşavirliğinin, Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne yazdığı 19.01.2012 tarih ve 1012 sayılı görüş yazısında, "Köy Tüzel Kişiliğine ait taşınmazlara yönelik satış taleplerinde satışa yönelik olarak köy organlarınca alınan satış kararlarında, ilçede kaymakamlık, ilde veya merkez ilçede valilik onayının alınması gerektiği" belirtildiği halde, köy tüzel kişiliğine ait taşınmazların kiraya verilmesi ve satışlarına ilişkin köy ihtiyar heyeti kararlarının hiçbirinin onaylatılmadığı, böylelikle sanığın kamu görevinin gereklerini yerine getirirken kamu zararının doğmasına neden olacak şekilde görevinin gereklerine aykırı hareketle müsnet suçu birden çok kereler ancak tek suç işlemek kastıyla işlediği iddiasıyla zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya üzerinde yapılan yargılama neticesinde, Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında BAM Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle temyiz isteminin reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2017/609 Esas, 2017/618 sayılı ek Kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle KALDIRILMASINA,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/609 Esas, 2017/618 Karar sayılı "İstinaf başvurusunun esastan reddine dair" hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; BAM Cumhuriyet savcısının kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.