Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/33 Esas, 2016/108 Karar

KATILANLAR : ..., ...

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine

SUÇLAR : Zimmet, görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan ..., suçtan zarar gören Hazine vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

27.11.2020 tarihinde usulüne uygun olarak suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilen hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 10.12.2020 tarihinde vekili tarafından temyiz edildiği, diğer yandan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 Karar sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından açılan kamu davasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılma ve temyiz hakkı bulunmadığı gibi mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan ... vekilinin tüm sanıklar hakkında her iki suçtan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Malatya ili Süt Üreticileri Birliği başkan ve yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar hakkında 2009-2011 yılları arasında birlik üyelerinden maktu şekilde tahsil edilen 326.090,04 TL'lik kesintileri zimmetlerine geçirdikleri, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan desteklemelerin sorunsuz şekilde tahakkuk etmesi, üyelik işlemlerinin sağlıklı bir zemine oturtulması, hizmet bedellerinin yıllık sabit bir meblağ şeklinde tüm üyelerden tahsil edilmesi yönteminden vazgeçilmesi yönünde işlem yapılması için yapılan uyarıya rağmen gereğini yapmadıklarının iddia olunduğu, sanıkların birlik tüzüğü ve Genel Kurul kararına istinaden üyelerden yaptıkları kesintiyi mal edindiklerine dair tespitin ve kasa açığının bulunmadığı, iddiaya konu paraların alınan veterinerlik hizmeti ile birliğin diğer giderleri için harcandığı nazara alındığında, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 15.09.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***