"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/39 Esas, 2020/142 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin 08.06.2006 yerine 23.11.2006 yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağının belirtildiği, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında Çayeli Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 09.07.2009 tarihli ve 2009/73 Esas, 2009/110 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın 10.09.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine 26.06.2020 tarihinde sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı, ihbara konu Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2014 tarihli ve 2014/18 Esas, 2014/116 sayılı Kararında suç tarihinin 09.09.2009 olduğunun belirtildiği, bu itibarla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği ve hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de; sanığın üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 08.06.2006 olan suç tarihi ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.