"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1099 Esas, 2021/507 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2013/226 Esas, 2020/100 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet,
B) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2020/1099 Esas, 2021/507 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 23.05.2013 tarihli ve 2013/4337 Soruşturma, 2013/1718 Esas, 2013/119 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2013 tarihli ve 2013/104 Esas, 2013/107 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği yargılanmak üzere son soruşturmanın Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmasına karar verilmiştir.
3. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2013/226 Esas, 2020/100 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6 ay hapis cezası karşılığı günlüğü 20 TL'den 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/1099 Esas, 2021/507 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, mahkumiyet hükmünü, cezaya konu suçun uzlaşma kapsamında kalması ve bu yolun işletilmemesi nedeniyle bozulması gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, şikayetçi ve katılanın hissedar olduğu iki şirketin davalarını takip etmek için vekaletname almasına, avukatlık ücret sözleşmesi yapılmasına ve bir miktar ücret almasına rağmen şirketlerden birine ait iflasın ertelenmesi davasını temyiz etmeyerek iflas kararının kesinleşmesine sebebiyet verdiği, diğer şirket için açması gereken iflasın ertelenmesi davasını açmayarak kişilerin mağduriyetine yol açtığı kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapılması, iddianamede olayların detaylı bir şekilde açıklanması, sanığın leh ve aleyhindeki delillerin irdelenmesi, ilk derece mahkemesince atılı suçun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiğinin gerekçeli kararda gösterilmesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında sanığın sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş; şikayetçi ve katılanın hissedar olduğu iki şirketin davalarını takip etmek için vekaletname alan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmaması ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/1099 Esas, 2021/507 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan "TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince" ibaresinden sonra gelmek üzere "180 tam gün adli para cezasına çevrilmesine," ve "bulundurularak" ibaresinden sonra "5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.