"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/438 Esas, 2021/65 Karar
...
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2013 tarihli ve 2013/1104 Soruşturma, 2013/1231 Esas, 2013/526 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2014 tarihli ve 2013/23 Esas, 2014/24 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
3.Katılan Hazine vekilinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/501 Esas, 2020/1449 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme tefecilik suçunu işlediği ve yüklenen suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi ve dosya içeriğine göre 01.09.2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 10.01.2013 olarak gösterilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/438 Esas, 2021/65 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, katılan ve sanığın öz amcaoğlu olduklarına, katılanın çok fazla borcu bulunması nedeniyle sanığın tefecilik maksatlı değil yardım amacıyla borç para verdiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; katılan ...'ın ve tanık ...'in aşamalardaki beyanları, icra dosyası, sanığın katılana borç verdiğine ilişkin tevil yollu beyanı ile tüm dosya kapsamından sanığın kazanç sağlamak için zincirleme tefecilik suçunu işlediği, yüklenen suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu sabit bulunarak atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/501 Esas, 2020/1449 Karar sayılı bozma ilamında sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği yönünde karar verilmiş ise de; Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de kabul gören 24.01.1983 tarihli ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, bozma ilamına konu hüküm ya da hükümlerle ilgili olarak açıkça onama kararı verilmedikçe içeriğinin kesin ve mutlak bir bağlayıcılığının bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Tanık olarak dinlenen ...'in 28.03.2013 tarihli kolluk ifadesinde, sanıktan faiz karşılığında 3.000 TL para aldığını bir hafta sonra 3.300 TL olarak ödediğini, sanığın borç para karşılığı faiz alıp almadığını bilmediğini beyan etmesi, sanığın savunmasında ...'e bankadan para çekerek borç verdiğini, geri aldığı fazladan 300 TL'nin bankanın kendisinden aldığı faiz miktarı olduğunu bildirmesi, tanık ...'ın sanığın bu savunmasını doğrulaması ve sanığın Finansbank'tan gelen hesap dökümünde 3.000 TL nakit paranın ATM'den çekildiğinin tespit edilmesi karşısında, sanık hakkında ...'e yönelik kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verdiğinin ve tefecilik suçunu işlediğinin kabul edilemeyeceği, ayrıca katılan ... 20.09.2012 tarihinde aylık 750 TL faizle 7.000 TL borç para aldığını ileri sürmüş ise de sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında katılana 14.000 TL borç para verdiğini beyan etmesi, nüfus kayıtlarına göre sanık ve katılanın amca çocukları olması, suç tarihinde yüksek miktar sayılabilecek meblağın aralarında yakın akrabalık ilişkisi bulunan kişiler arasında borç olarak verilmesinin mümkün olması nedenleriyle maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın, tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılması, keza vergi mükellefi olup olmadığı tespit edilerek gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılması sonrasında sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyetine hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/438 Esas, 2021/65 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.