"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/238 Esas, 2020/549 Karar
SUÇ: Zincirleme olarak tefecilik ve 213 sayılı Kanun'a muhalefet ile 5464 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM: Düşürülme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiilerinin 21.12.2020 tarihli dilekçesinin temyiz iradesi içermediği, hükümlerin onanması istemine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen katılanın mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin tefecilik ve 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi ile hüküm fıkrasında uygulanan kanun ve maddesine yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE'' ibaresinin "5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ayrı ayrı DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.