Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/135 E., 2014/479 K.

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık müdafii tarafından verilen 18.11.2016 tarihli dilekçe içeriğinin infaz durdurma ve gerekçeli kararın tebliği talebine ilişkin olduğu, temyiz iradesi içermediği, bu itibarla Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin aynı tarihli temyiz talebinin reddine dair ek Kararının hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilmiştir.

Sanığın yokluğunda kurulan hükmün, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle muhatabın bilinen en son adresine tebligat çıkarılması, iade edilmesi durumunda tebligatın MERNİS adresine yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın 29.09.2014 tarihli duruşmada bildirdiği aynı zamanda mernis adresi olan adresine mernis şerhsiz olarak tebligat yapılmaksızın doğrudan MERNİS şerhli olarak 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği anlaşılmakla; tebligatın hukuken geçersiz ve temyizin isteğinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve esasın incelenmesi gerektiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.10.2013 tarihli ve 2013/10836 Soruşturma, 2013/3625 Esas, 2013/361 numaralı İddianamesi ile; sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturma açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2014 tarihli ve 2013/191 Esas, 2014/34 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/135 Esas, 2014/479 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 300 tam gün karşılığı 9.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii, sanığa yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin işlemin usulüne uygun olmadığı, kanun ve hukuka aykırı olan kararın bozulması talebi ile hükmü temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.12.2014 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/135 Esas, 2014/479 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.

...

***