"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/415 Esas, 2017/469 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : 1)İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2014/323 Esas, 2016/431 sayılı Kararı ile; atılı suçlardan beraat,
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2017 tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/469 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi,
3)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2017 tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/469 sayılı Kararı ile; temyiz isteminin reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2017 tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/469 sayılı asıl Kararı ile 17.03.2017 tarihli ek Kararının, katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal sonucu olarak 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen 17.03.2017 tarihli ek Kararın kaldırılması ve esasın incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılanın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Katılanın dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2014 tarihli ve 2014/52786 Soruşturma, 2014/19199 Esas, 2014/1055 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında kasten yaralama, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit suçlarından 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2014/15 Esas, 2014/23 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında kasten yaralama, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.07.2014 tarihli ve 2014/92504 Soruşturma, 2014/31200 Esas, 2014/1923 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
4. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2014 tarihli ve 2014/146 Esas, 2014/50 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/431 Esas, 2015/34 sayılı Kararı ile sanık ... hakkındaki dava dosyasının, sanık ... hakkında açılan İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/323 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2014/323 Esas, 2016/431 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve sanık ... hakkında karşılıklı kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı adli para cezasına, sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ise (a) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
7. Her iki katılan sanık müdafiilerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2017 tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/469 sayılı Kararı ile sanıklar yönünden kasten yaralama suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması nedeni ile istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş ve karşılıklı kasten yaralama eylemlerine ilişkin hükümler kesinleşmiştir. Sanık ...'a isnat olunan görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit eylemlerine yönelik ise 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
8. Katılan ... vekilinin, istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz talebi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2017 tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/469 sayılı ek Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ...'ın temyiz sebepleri, temyiz talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına, tanık beyanları esas alınarak sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanık ...'un yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.05.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma, tehdit ve hakaret suçlarından verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2017 tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/469 sayılı Kararına yönelik katılan ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkında bahse konu suçlardan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.