Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/44 Esas, 2017/857 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2013 tarihli ve 2012/30698 Soruşturma, 2013/1811 Esas, 2013/896 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kayseri (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.03.2013 tarihli ve 2013/137 Esas, 2013/488 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

3. Bahse konu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 01.12.2016 tarihli ve 2014/7239 Esas, 2016/9301 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2017 tarihli ve 2017/44 Esas, 2017/857 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyizi, görevinin gerektirdiği usule göre hareket ettiğinden bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Kayseri PTT Müdürlüğünde posta dağıtım görevlisi olan sanığın, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/314 Esas sayılı dosyasının davalısı bulunan katılana tebliğe çıkarılan tensip zaptını, katılanın tebligat tarihinden yaklaşık bir ay önce adresinden taşınmasına rağmen eski ikamet adresinde oturan ve 2000 yılında ölen komşusu ...'ın ismini kullanarak "çarşıya gittiği" ibaresini tebliğ evrakı üzerine şerh düştükten sonra evrakı muhtara teslim ettiği iddiasıyla ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa'nın 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan suç tarihinde Kayseri PTT Müdürlüğünde dağıtıcı olan sanığın 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ifa ettiği görevinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi sayıldığı ancak aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince soruşturulmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2017 tarihli ve 2017/44 Esas, 2017/857 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.

***