Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/500 Esas, 2014/642 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2/1-f madde-fıkra ve bendinde kovuşturma "İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre" olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223/1. maddesi ise mahkeme tarafından verilen hangi kararların hüküm niteliği taşıdığını belirtmiştir. Bu kapsamda iddianamenin kabulüyle ya da Kanun'da öngörülen sürenin dolması sonucu kabul edilmiş sayılmasıyla kovuşturma evresi başladıktan sonra 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca Mahkeme tarafından dava şartı olan soruşturma izninin gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde bu husus beklenilmek üzere durma kararı verilecek, yetkili idari merciin buna ilişkin kararına göre şayet dava şartı gerçekleşmemişse ilgili sanık yönünden davanın düşmesine hükmedilecek, soruşturma izni verilmesi durumunda ise yine hakkında soruşturma izni verilen sanık yönünden yargılamaya devam edilerek anılan maddedeki hükümlerden birine karar verilmek suretiyle ilk derece yargılaması sonlandırılacaktır. Dolayısıyla mahkemece verilecek durma kararı işin esasını çözen ve açılan kamu davasını sonlandıran mahiyette bir hüküm niteliği taşımamaktadır.

Somut dava dosyasında; Malatya Vakıflar Bölge Müdürlüğünde muhafaza edilen etnografik ve etütlük değerde birer adet halı ile kilimin kuruma ait depoda bulunmaması üzerine yapılan suç duyurusu sonrası sanığın da içlerinde yer aldığı 5 şüpheli hakkında yapılan adli soruşturma işlemleri sonucu Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.08.2013 tarihli ve 2013/14955 Soruşturma, 2013/5602 Esas, 2013/1861 numaralı İddianamesiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılarak Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/178 Esas sayılı dava dosyası ile kovuşturma işlemlerine başlanıldığının, yapılan yargılama sırasında sanıklar hakkında soruşturma izni alınmadığından bahisle aynı Mahkemenin 06.03.2014 tarihli, 2013/178 Esas ve 2014/148 Karar sayılı ilamıyla durma kararı verilerek esasın bu şekilde kapatılıp belirtilen hususun bekletici mesele yapıldığının, akabinde sanık dışındaki diğer 4 şüpheli hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.10.2014 tarihli ve 2014/6138 Soruşturma numaralı ek işlem yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğinin, soruşturma izni verilen sanık hakkında ise bu kez Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.10.2014 tarihli ve 2014/6138 Soruşturma, 2014/5728 Esas, 2014/2663 numaralı İddianamesiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılarak temyize konu beraat hükmünün kurulduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı eylem sebebiyle 13.08.2013 ve 23.10.2014 tarihli iddianameler ile kamu davası açıldığı, durma kararının yukarıda izah edildiği üzere hüküm niteliği taşımamasından dolayı 13.08.2013 tarihli iddianameyle açılan kamu davasının derdest olduğu, UYAP üzerinden karar numarası alınarak dava dosyasının kapatılmasının da neticeyi değiştirmediği, bu haliyle sanık yönünden aynı isnada ilişkin 23.10.2014 tarihli daha sonra düzenlenen iddianameyle açılan kamu davasının mükerrer olduğu gözetilip dava dosyalarının birleştirilmesi sonucu değinilen iddianameye ilişkin kamu davası yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine, 13.08.2013 tarihli daha önce düzenlenen iddianameyle açılan kamu davası yönünden ise sanık hakkında soruşturma izni verildiği de dikkate alınıp yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlara riayet edilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***