Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/182 Esas, 2015/449 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/449 sayılı Kararının sanık, katılan ve katılma talebi reddedilen Türkan ve ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa isnat edilen suçun niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan, bu nedenle de 24.12.2015 tarihli oturumda katılma talepleri reddedilen ... ve ...'nün kamu davasında katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın ve katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 04.03.2014 tarihli ve 2014/3928 Soruşturma, 2014/1328 Esas, 2014/71 numaralı İddianameyle sanık hakkında zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

2. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2014 tarihli ve 2014/58 Esas, 2014/59 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/449 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz dilekçesi, müştekinin kendisinden kaynaklı herhangi bir zararının bulunmaması nedeni ile beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılan vekili, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olduğunu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Gaziantep Barosuna kayıtlı serbest avukat olan sanığın, Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/124 Esas sayılı dosyasında davacı olan katılanın vekilliğini üstlenmesine karşın görevinin gereklerini yerine getirmeyerek duruşmalara iştirak etmemek ve davanın açılmamış sayılmasına neden olmak şeklindeki eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Sanığın davalı vekili olduğu Gaziantep 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1084 Esas sayılı dosyasına ilişkin duruşmalara geçerli mazeret sunmaksızın katılmamak şeklinde gerçekleşen eylemlerinde suç unsuru bulunmadığı şeklindeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yok ise de; mahkemece sübutu kabul edilen Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/124 Esas sayılı dosyasına yönelik yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Tüm dosya kapsamına nazaran suç tarihinin davanın açılmamış sayılacağı 02.01.2008 olduğu anlaşılmakla, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar durma süresi nazara alındığında dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılma talebi reddedilenler vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/449 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

***