Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Kolordu Komutanlığı

Hasdal/İstanbul Askeri Mahkemesi

SAYISI : 2014/38 Esas, 2016/755 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Kolordu Komutanlığı Hasdal/İstanbul Askeri Mahkemesinin, 06.12.2016 tarihli ve 2014/38 Esas, 2016/755 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Sanığın yokluğunda verilen 06.12.2016 tarihli kararın, son sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığı ve 27.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği ancak sanık müdafiinin temyiz ve eski hale getirme istemli dilekçesinin ekinde sunduğu evrak ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde yapılan sorgulamada sanığın tebliğ tarihinden önce 24.06.2016 tarihinde tebliğin yapıldığı adresten farklı bir adrese taşındığının anlaşılması karşısında; sanığa yapılan tebliğin usûlsüz olduğu ve sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun (353 sayılı Kanun) 205 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 196 ncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 209 uncu maddesince temyiz isteğinin süresinde olduğu, 217 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Kolordu Komutanlığı Hasdal/İstanbul Askeri Savcılığının, 30.12.2013 tarihli ve 2013/869 Evrak, 2013/747 Esas, 2013/478 Karar numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 144 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 353 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca Hazine zararının sanıktan tahsil edilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Kolordu Komutanlığı Hasdal/İstanbul Askeri Mahkemesinin, 06.12.2016 tarihli ve 2014/38 Esas, 2016/755 sayılı Kararı ile 1632 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımına çevrilmesine ve 353 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca Hazine zararının sanıktan tahsil edilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 1 numaralı tarifesi uyarınca tespit edilen nispi harcın sanıktan tahsiline karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii, gerekçeli kararın sanığa usûlsüz olarak tebliğ edildiği, hükmü öğrenme tarihinin temyiz tarihi olarak kabul edilmesinin gerektiği, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, sanığın kantinde para açığına sebebiyet vermediği, kamera kayıtları ile Point Of Sale (POS) cihazı dökümlerinin incelenmesi talep edilmesine rağmen bu hususların göz ardı edildiği, görgüye dayalı olmayan tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiği, somut delil olmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanmamasının gerekçesinin bulunmadığı ve bu durumun takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasıyla çeliştiği, cezanın usûlsüz kesinleştirilmesi nedeniyle infazın ertelenmesi, eski hale getirme isteminin kabul edilmesinin gerekli olduğu ve resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında topçu er olarak askerlik hizmetini yapan sanığın suç tarihinde Kartaltepe Kışlası hazır yiyecek reyonunda reyon sorumlusu olarak görevlendirildiği, anılan reyonda 2013 yılı Temmuz ayına ilişkin olarak 01.08.2013 tarihinde mal sayımı yapıldığı ve sayım sonucunda 5.076,61 Türk lirası (TL) değerindeki ürünün eksik olduğunun tespit edildiği, 02.08.2013 tarihinde yeniden yapılan sayım sonucunda da bir değişikliğin olmadığı, sanığın görevinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek kamuyu zarara uğrattığından bahisle atılı suçtan açılan kamu davasında cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, anılan hükmün suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği nazara alındığında, mahkemece "daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden" şeklindeki hatalı gerekçeyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmişse de, sanığın, kamunun uğradığı zararı gidermemesi karşısında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilerek bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

Ancak;

Sanığın, reyonda barkod okuyucu cihazın bozuk olması nedeniyle malların fiyatlarını bilgisayar sistemine elle giriş yaptığını, bazen de ürünlere zam geldiğini, değişen barkod numaralarının zamanında kendisine bildirilmediğini ve malları düşük fiyattan satmaya devam ettiğini, bu nedenle sayımda 100 ilâ 200 TL değerinde kasa açığının çıkmasının normal olduğunu, iddianamede belirtilen miktarda açık çıkmasının mümkün olmadığını, atılı suçu işlemediğini belirtmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılabilmesi için anılan reyonda ürünlerin alım ve satımına ilişkin sistemin ne şekilde işlediğinin tespit edilmesi, suç tarihlerinde barkod okuyucu cihazda bir sorun bulunup bulunmadığının araştırılması, malların alım ve satımına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin teminiyle dosyanın kül halinde alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek, sanığın tüm savunmalarını irdeler şekilde, reyonda eksik ürün olup olmadığı, varsa miktarı ve eksiğin neden kaynaklandığı hususlarında rapor alınmasını müteakip sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerektiği nazara alınmadan eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Kolordu Komutanlığı Hasdal/İstanbul Askeri Mahkemesinin, 06.12.2016 tarihli ve 2014/38 Esas, 2016/755 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

***