"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/237 Esas, 2021/102 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nın 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan verilen 10.03.2015 tarihli ve 2014/273 Esas 2015/54 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilmeksizin 15.06.2015 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 04.03.2021 tarihli hükmün kurulduğu,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karar tarihi itibarıyla 3628 sayılı Kanun'un 17 ve 18. maddelerine göre ihaleye fesat karıştırma suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.03.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye karar tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği ve dava zamanaşımı süresinin durmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın mahkemece sübutu kabul edilen eylemine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 09.02.2012 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.