Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2007/272 Esas, 2013/20 Karar

SUÇLAR : Zimmet, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen kooperatif üyesi ...'in müdahil olarak katılması mümkün olmayıp bu suçtan verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükümlerini temyiz etme yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak kamu davalarına katılmasına karar verilmesinin de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden adı geçenin kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere münhasır temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE incelemenin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...müdafileri, sanık ... ve müdafi ile sanık ...'ın mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Suç tarihlerinde S.S. Goncagül Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıklar ..., ... ve ... hakkında kooperatife ait banka hesaplarında değerlendirilen paralardan elde edilen faiz gelirlerini hesaplara intikal ettirmedikleri, yapılan harcamalara ilişkin mükerrer ödeme kaydı oluşturdukları veya ödenenden fazla miktarları kayıt altına aldıkları, kooperatif üyelerinden elden makbuz karşılığı ya da banka aracılığıyla tahsil edilen paraları kayıtlara geçirmedikleri, kooperatif ile ...'e ait şirket arasında yapılan sözleşmeler uyarınca iki ayrı arazinin Aksu Belediyesinden kooperatif adına tahsisi amacıyla yapılacak bir kısım işlemlere ilişkin adı geçenden herhangi bir hizmet alınmadığı halde muhasebe kayıtlarında banka aracılığıyla ödeme yapılmış gibi kayıt oluşturdukları, kooperatif ile ... arasında yapılan sözleşme gereği Doğan'ın zilyetliğinde bulunan arazinin kooperatife devredilmesi hususunda varılan anlaşma Doğan tarafından tek taraflı olarak feshedildiği ve fesih kooperatife bildirildiği halde fesih tarihinden sonra muhasebe kayıtları ve tediye makbuzlarıyla ödeme yapılmış gibi kooperatif kasasından ve banka hesabından para çıkışı yapılmasını sağladıkları, bu suretle toplam 134.510,76 TL kooperatif parasını mal edindikleri, sanıklardan Sabri'nin bankadan kendisine ödendi gösterilen 8.400 TL, Doğan'ın ise kasadan ve bankadan kendisine ödendi gösterilen 106.664,50 TL'lik zimmet eylemlerine, tediye makbuzlarını imzalamak suretiyle yardım eden olarak katıldıkları iddia ve kabul edilen somut olayda; sanıklar hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet ve bu suça yardım etmeden mahkumiyet kararları verilmiş ise de belediyeden kooperatif adına herhangi bir arazi tahsisinin yapılmadığı, Doğan'ın zilyetliğinde bulunan taşınmazın kooperatif adına tescilinin gerçekleştirilmediği, tapu sicilinin aleni bulunduğu ve müracaat durumunda kayıtlara her zaman ulaşılabildiği, zimmet suçuna konu eylemlerin tamamının harici bir araştırmayı gerektirmeksizin kooperatifte yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, 19.09.2006 tarihli teftiş raporunda değinilen ve iddia konusu yapılan eylemlerin tamamının da bu şekilde tespit edildiği, bu haliyle sanıkların kurum içi araştırmayla ortaya çıkarılan fiillerinin sübutu halinde suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu diğer yandan sanıklar ... ve ...'in üzerlerine atılı 1163 sayılı Kanun'un ek 2/3. maddesinde düzenlenen suçun da belirtilen maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***