"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/34 Esas, 2016/69 Karar
KATILANLAR : ..., ..., Hazine
SUÇ : Zimmet (iki kez)
HÜKÜM : Zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve basit zimmet suçlarından mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar başlığında suç tarihinin şikayet tarihi olan 01.09.2010 yerine 2009-2012 yılları olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Tebliğnamede adına yer verilen sanık ... hakkında bir temyiz bulunmadığı ve katılan ... vekilinin temyizinin zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, hükmün gerekçesinde isabetli olarak sanığın kovuşturma aşamasında zimmete konu parayı iade ettiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında kovuşturma başlamadan önce ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan mahkemenin takdir ve uygulaması da gözetilerek hüküm fıkrasının "A" bendine 4 numaralı alt bentten sonra gelmek üzere "Yüklenen suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri takdiren 2 yıl süreyle kullanmaktan yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.