"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/41 Esas, 2015/82 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, Ticaret Bakanlığı
SUÇLAR : Zimmet (sanık ... hak.), nitelikli hırsızlık ve geceleyin iş yeri dokunulmazlığının ihlali (diğer sanıklar hak.)
HÜKÜMLER : Beraat (sanık ... hak. atılı suçtan), mahkumiyet (diğer sanıklar hak. atılı suçlardan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/41 Esas, 2015/82 sayılı Kararının sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Baldemirci müdafileri ile katılan ... suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Ticaret Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükmün vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince de Ticaret Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan ... vekilinin zimmet suçundan verilen beraat hükmünü, ... ve Ticaret Bakanlığı vekillerinin tüm hükümleri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ise müvekkilleri haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin tayin olunan ceza miktarlarına nazaran yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2015 tarihli ve 2015/471 Soruşturma, 2015/185 Esas, 2015/20 numaralı İddianamesiyle sanıklardan Muzaffer hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, diğer sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) ve (d) bentleri, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 116 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/41 Esas, 2015/82 sayılı Kararı ile sanıklardan Muzaffer hakkında zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, sanıklardan ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 143 üncü, 43 üncü ve 168 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 4 yıl 4 ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 168 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 3 yıl 9'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 143 üncü, 43 üncü ve 168 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 5 yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 3 yıl 18'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve tüm sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... hariç diğer sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri
Sanıklar hakkında atılı suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine,
B. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri
Sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verildiğine,
C. Katılan ... ve ... vekillerinin temyiz sebepleri
Sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, diğer sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen cezalarda indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kamu davası açıldığı, Ticaret Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 21.06.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/41 Esas, 2015/82 sayılı Kararına yönelik sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin, katılanlar Hazine ve ... vekillerinin ve zimmet suçundan katılan, diğer suçlar bakımından suçtan zarar gören olan Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanıkların üzerlerine atılı suçlar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak sair yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.