"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/410 Esas, 2013/136 Karar
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet alma ve rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, gerçeğe aykırı bilirkişilik
HÜKÜMLER : Hatay-İskenderun Devlet Hastanesi Ek Bina İkmal İnşaatı Yapım İhalesine ilişkin iddia yönünden (7. olay) sanıklardan ... hakkında zincirleme rüşvet verme, ... hakkında zincirleme rüşvet alma, 22.01.2009 tarihli Hatay-Hassa Musa Göğebakan, Saçıkara ve Horzum Göçebeleri 90 Adet Konut İnşaatı İhalesine ilişkin iddia yönünden (8. olay) sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçlarından mahkumiyet, diğer isnatlar yönünden atılı suçlardan tüm sanıklar hakkında beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... suçtan zarar gören vekillerinin temyiz dilekçelerinin başlıklarında tüm sanıkların isimlerine yer verilmiş ise de gerek dilekçelerinin içeriklerinde gerekse başlıklarında suç ismi olarak sanıklara isnat edilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme ile ihaleye fesat karıştırma suçlarına yer verildiği ve sadece beraat hükümlerine değinildiği, bu nedenle anılan suçlardan verilen beraat hükümlerini temyiz ettikleri, tebliğnamede katılan ... suçtan zarar gören vekillerinin temyiz istemleri yönüyle hakkında görüş bildirilen diğer hükümlere ilişkin bir temyiz istemi bulunmadığı, keza sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulması kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi gereğince davayı esastan sonuçlandıran hüküm mahiyetinde olmadığından temyizinin mümkün olmadığı, diğer taraftan ... ve ... müdafiilerinin 09.05.2013 tarihinde yüzlerine karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra verdikleri 01.08.2013 ve 14.08.2013 havale tarihli dilekçeler ile vekalet ücretine hasren temyiz ettikleri, ayrıca Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, Hazinenin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet verme ile taşra teşkilatı tarafından gerçekleştirilen ihalelere yönelik isnatlar dışında kalan Dörtyol Altınçağ Belediyesi Parke Taşı Döşeme İhalesi (1. Olay), İskenderun İlçe ...Hizmet Binası Yapım İşi (4. Olay) ve Sosyal Hizmetler Suça Meyilli Çocuk ve Gençlerin Sürekli Eğitimi Faaliyeti ve Çok Amaçlı Toplum Merkezi Binası Yapım İhalesine (6. olay) dair ihaleye fesat karıştırma ve İçişleri Bakanlığının suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet verme ve Hatay İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen İskenderun İlçe ...Hizmet Binası Yapım İhalesine (4. olay) dair isnat dışında kalan diğer olaylara ilişkin rüşvet alma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediklerinden bu suçlardan açılan kamu davalarına katılma haklarının olmadığı, Mahkemece Hazine hakkında usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz ... vermeyeceği anlaşılmakla, anılan suçlar yönünden vekilleri aracılığıyla yapmış oldukları temyiz istemlerinin, yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin adı geçen sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulması kararlarına yönelik temyiz istemlerinin ve sanıklar ... ile ... müdafiilerinin süresinden sonra vaki vekalet ücretine yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre rüşvet alma ve iddianamede 2-3-5-7-8 ve 9. olay olarak anlatılan isnatlara ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iddianamede 4. olay olarak anlatılan isnada ilişkin rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince adı geçen Bakanlıkların belirtilen olaylara ilişkin değinilen suçlar yönüyle başvuru tarihlerinde müdahil sıfatını kazandıklarına ayrıca sanık ... müdafiinin 13.05.2013 tarihli süre tutum dilekçesiyle hükmü temyiz ettiğini bildirdikten sonra 24.06.2013 tarihli dilekçeyle temyizden feragat ettiği ve adına düzenlenen vekaletnamede temyizden feragat yetkisinin tanındığı gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılanlardan Hazine vekilinin rüşvet alma, rüşvet verme ve ihaleye fesat karıştırma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin rüşvet alma ve Altınçağ Belediyesi Parke Taşı Döşeme İhalesi (1. Olay), İskenderun İlçe ...Hizmet Binası Yapım İşi (4. Olay) ve Sosyal Hizmetler Suça Meyilli Çocuk ve Gençlerin Sürekli Eğitimi Faaliyeti ve Çok Amaçlı Toplum Merkezi Binası Yapım İhalesine (6. olay) dair isnatlar dışında kalan diğer olaylara ilişkin ihaleye fesat karıştırma, ... vekilinin İskenderun İlçe ...Hizmet Binası Yapım İhalesine (4. olay) dair rüşvet alma suçlarından verilen beraat hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin adı geçenler hakkında, sanık ...'ın ise hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
İddianamede 7. olay olarak anlatılan Hatay-İskenderun Devlet Hastanesi Ek Bina İkmal İnşaatı Yapım İhalesine ilişkin sanık ...'ın üzerine atılı edimin ifasına fesat karıştırma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve resmi belgeyi yok etme ile ...'nın üzerine atılı değinilen suçlarla birlikte ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davalarına ilişkin kararın gerekçe kısmında; dosya kapsamında soyut iddiadan başka bir delilin tespit edilemediği kabulüyle beraat kararları verildiği belirtilmesine karşın kısa kararda hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu suçlar yönünden sanıklar hakkında mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanıklardan ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ile ... hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Beraat eden ve kendisini vekil marifetiyle temsil ettiren sanık yararına vekalet ücretine hükmedilebilmesi için dosya kapsamındaki yüklenen tüm suçlardan beraat etmesi gerektiği, sanıklar hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davalarının Dairemizin bu ilamı ile gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş olması karşısında, aynı dosyada yargılandıkları diğer suçlar nedeniyle beraat ettiklerinden bahisle lehlerine vekalet ücreti takdir edilemeyeceği nazara alındığında;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar ... , ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (1951 doğumlu), ... (1976 doğumlu), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve bu suça yardım etme, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ..., ..., ..., ... (1951 doğumlu), ... (1976 doğumlu), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme ve bu suça yardım etme suçlarından kurulan beraat ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin adı geçenler hakkında değinilen suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dava konusu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluştuğuna ilişkin bir iddia veya tespit bulunmaması, iptal edilen ihaleler yönüyle yeniden ihale yapılması için izlenmesi gerekli işlemlere bağlı olarak yapılacak giderlerin zarar kapsamına dahil olmayıp işin görülmesi için idarece yapılan doğal masraflar kapsamında bulunması, yapılan ihalelerin tamamının belirlenen yaklaşık maliyetin altında geçerli en uygun teklifi verenler üzerine bırakıldığı gibi ihaleye katılanlar arasında özellikle fiyatı etkilemek için anlaşma yapıldığına dair isnatlar yönünden anlaşmanın tarafı olduğu belirtilen isteklilerin ihale üzerine bırakılan firmalardan daha uygun bir teklif verecekleri yönünde dosya kapsamında somut bilgi ve belge de olmaması, ihale sürecinde gizli kalması gerekli yaklaşık maliyetin katılımcı firma veya firmalara bildirildiğine dair isnatlar yönünden ihale evrakı ile yapılan karşılaştırmada ise bu ihalelerin yaklaşık maliyetin bildirildiği iddia olunan firmalar dışında başka firmalar üzerine bırakılıp tekliflerin de daha uygun olması bütün olarak dikkate alındığında, suça konu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı, bu haliyle sanık ... hakkında iddianamede 8. olay olarak anlatılan ve adı geçenin mahkumiyetine karar verilen ihale yönünden zarar oluşmadığına ilişkin mahkeme kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun), 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Yasa'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu görevi kötüye kullanma suçuna aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında, rüşvet anlaşmasına konu edilen ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, edimin ifasına fesat karıştırma, sahtecilik ve gerçeğe aykırı bilirkişilik suçlarına ilişkin beraat hükümlerine yönelik aleyhe temyiz olmamakla bahse konu bir kısım kararların kesinleştiği, sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçları yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu kararların mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığı gözetildiğinde, rüşvet alma ve rüşvet verme suçları ile ilgili olarak sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği,
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde; kamu görevlisi olan sanıklara yüklenen rüşvet alma eylemlerinin suç tarihlerinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı, sanıkların üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin ise suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen suça temas ettiği, söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırına nazaran bahse konu suçların aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3-Sanıklardan ... hakkında zincirleme şekilde rüşvet alma, ... hakkında zincirleme şekilde rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet verme, ... ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin adı geçenler hakkında değinilen suçtan ve ayrıca ...'in üzerine atılı gerçeğe aykırı bilirkişilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
İddianamede 7. olay olarak anlatılan Hatay-İskenderun Devlet Hastanesi Ek Bina İkmal İnşaatı Yapım İhalesinde yüklenici firma yetkilisi sanık ...'nın suç tarihinde bayındırlık il müdürü olarak görev yapan sanık ...'a hakedişleri kısa sürede almak ayrıca yapılan imalatın bedelini aşacak şekilde geçici hakediş almak amacıyla değişik zamanlarda aracının tamir ücretini ödeme, araç kiralama, restorana olan borcunu ödeme, otelde ağırlama, hayat kadını temini, Ankara iline gidiş dönüş otobüs bileti ve diz üstü bilgisayar alma şeklinde maddi menfaatler temin ettiği kabulüyle zincirleme şekilde rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet kararları verilmiş ise de bir önceki bentte ayrıntıları açıklandığı üzere suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, Mahkemece rüşvet anlaşmasının konusu olarak kabul edilen imalatın bedelini aşacak şekilde geçici hakediş almak fiiline ve bunun yanında içerik olarak sahte olduğu iddia edilen hakediş belgesine ilişkin anılan sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından da kamu davası açılması ancak hüküm kurulmaması karşısında, sanıkların eylemlerinin rüşvet suçunu mu yoksa görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu mu oluşturduğu yönünde vasıflandırma yapılabilmesi için öncelikle anlaşmaya konu edimin ifasına fesat karıştırma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından bir hüküm kurulmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, cinsel yararların ekonomik yarar olmaması nedeniyle rüşvet suçunun konusunu oluşturmayacağı, dolayısıyla hayat kadını temininin rüşvet suçu için menfaat olarak kabul edilemeyeceği ve zincire dahil edilememesi gerektiği nazara alınmadan ayrıca kararın gerekçe kısmında hüküm kurulmayan ve bir kısmı rüşvet anlaşmasının konusunu oluşturan suçlar yönünden dosya kapsamında soyut iddiadan başka bir delilin tespit edilemediği kabul edilmesine karşın suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile çelişkiye yol açacak şekilde zincirleme rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet kararları verilmesi,
Sanıklardan ...'nın hükümden sonra 08.07.2013, ...'in 17.11.2020, ...'ın 03.01.2021, ...'ın ise 21.07.2024 tarihinde öldükleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Mahkumiyet hükümleri yönünden Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar Hazine ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilleri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, mahkumiyet kararlarına ilişkin kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla, beraat kararlarına ilişkin ise sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.