"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/266 Esas, 2021/71 Karar
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Eylemlerin ihaleye fesat karıştırma, silahla tehdit ve zincirleme sair tehdit suçlarını oluşturduğu kabulü ile mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sair tehdit suçundan hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği kararın re'sen temyize de tabi olmadığı öte yandan hüküm tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin de gerçekleştiği ve mahallinde kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün olduğu anlaşılmakla, sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği REDDİNE, incelemenin sanığın, hakkında ihaleye fesat karıştırma ve silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/3787 Esas sayılı İddianamesiyle şikayetçi ...'nin sanık hakkında Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2007/5789 Esas sayılı takip dosyası kapsamında icra takibinde bulunduğu, sanığa ait evin 17.08.2009 tarihinde Alanya Belediyesi mezat salonunda icra kanalıyla satışı sırasında, sanığın satış mahalline gelerek Adli Emanetin 2007/5789 sırasında kayıtlı tabancayı masanın üzerine bırakıp "Bu satışa gireni vururum kimseyi sokmam." diyerek satış mahallinde bulunan kişilere tehditte bulunduğundan bahisle silahla tehdit suçundan kamu davası açıldığı, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.04.2023 gün ve 2023/5-158 Esas, 2023/214 sayılı Kararında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225. maddesi uyarınca; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." hükmü karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, iddianamede ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, sanığın ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin ne olduğuna ilişkin açık bir anlatımda bulunulmadığı ve yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadığı hususları bir bütün olarak dikkate alındığında; sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan usulüne uygun açılmış bir kamu davasının bulunmadığı, ihaleye fesat karıştırma ve silahla tehdit olarak değerlendirilen eylemlerinin kül halinde zincirleme tehdit suçunu oluşturacağının kabulü gerekeceği cihetle sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2. maddesi uyarınca öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 05.06.2012 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme konusu hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.