Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1591 Esas, 2017/1591 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2013/294 Esas, 2017/274 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2017 tarihli ve 2017/1591 Esas, 2017/1591 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi

Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile sanıkların aleyhine olan delillerin nazara alınmadığına ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile arasındaki çelişkinin giderilmediğine, sanıkların üzerlerine atılı suçun sabit olmasına rağmen delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu verilen beraat kararlarının bozulması talebine, sanıkların ortak müdafi ile temsil edilmesine rağmen her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

2. Katılan S.S. .......,Konut Yapı Kooperatifi Vekilinin Temyiz İstemi

Katılan kooperatifin T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ... Şubesinde bulunan banka hesabından sanıklar ... ve ...'nun müşterek imza ile 2007 yılında çektikleri toplam 2.729,00 TL'nin mahkemece alınan bilirkişi raporuna yansımadığına, sanıkların zimmet suçunu işledikleri sabit olmasına rağmen beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve diğer hususlara yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde S.S. ...... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyesi olan sanıklar hakkında, sanıklardan ... ve ...'nun kooperatifin T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ... Şubesinde bulunan hesabından çektikleri paraları şahsi nam ve hesaplarına kullandıkları, yüklenici ... ile anlaşarak yaptırdıkları iş karşılığında adı geçene ödenmek üzere her bir üyeden 16.500,00 TL toplandığı ancak 21.08.2008 tarihli tutanağa göre sanıkların ödemesi gereken miktarı yüklenici ......'ye ödeterek çıkar sağladıkları, sanıklardan ...'in 02.07.2007 tarihinde bir üyeden 15.000,00 TL para tahsil edip kooperatif kayıtlarına 10.500,00 TL olarak işleyip 4.500,00 TL çıkar sağladığı, 01.02.2007 tarihli daire alım satım sözleşmesinin 8. maddesinde ... isimli üyeye satılan daire bedeli olan 36.000,00 TL'nin kooperatife ödenmesine rağmen kooperatif kayıtlarında görünmediği, 13.06.2006 tarihli ödeme protokolüne göre ............tarafından ödenen 22.500,00 TL'nin muhasebe kayıtlarına işlenmediği ayrıca kooperatif hesap tetkik komisyonunca tespit edilen kalemlerin muhasebe hesaplarında karşılığının tespit edilemediği şeklindeki eylemleri sonucu kooperatifi 38.729,53 TL zarara uğrattıkları yine ...tarafından ödenen 22.500,00 TL'nin kayıtlarda görünmediği iddia edilerek zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, sanık ...'in kooperatife kendi parasından harcama yapması nedeniyle kooperatiften fazla para almadığı yönündeki savunmasına uygun olarak, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 23.12.2010 tarihli ve 2009/77 Esas, 2010/615 Karar sayılı ilamına göre davacı sanık ...'in 40.627,13 TL asıl alacağının olduğuna karar verilmesi ve bu kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin, 02.04.2012 tarihli ve 2011/3379 Esas, 2012/2514 Karar sayılı ilamı ile onanması, sanık ... lehine çıkan bu karar sonucunda kooperatif ve ... tarafından imzalanan 11.06.2013 tarihli protokol gereğince kooperatife ödeme takvimi belirlenmesi ve 12.05.2015 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda diğer kalemlerin oluştuğuna dair kayıt ve belgenin bulunmadığının bildirilmesi nedenleriyle sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmiş ise de; sanık ... tarafından kooperatif aleyhine açılan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/77 Esas sayılı dosyasında davanın açılış sebebinin sanık ... tarafından kooperatifin yönetim kurulu üyeliğini yaptığı dönemde kooperatife borç olarak verilen 40.667,13 TL'nin iade edilmesine ilişkin talep olduğu ayrıca mahkemece dayanılan bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat bölümünün "c" bendinde yer alan "Yeni yönetimin iddialarının doğruluğunun ancak bahse konu gelir gider belgelerinin incelenmesi neticesinde anlaşılabileceği, mevcut şikayet dosyasına bakarak eski yönetimin suçlanması ve kusurlu bulunmasını gerektirecek bir duruma rastlanmadığı" şeklindeki görüşü ile kooperatif belgelerinin tam olarak incelenmediği nazara alınarak; kooperatife ait defterler, harcama belgeleri, banka hesap kayıtları ve diğer belgelerin temini sonrasında dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek iddianamedeki tüm isnatları kapsar şekilde kooperatifin suç dönemindeki tüm gelir ve giderleri karşılaştırılmak suretiyle sanıkların uhdesinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığı, uhdelerinde para kalmışsa net miktarına ilişkin ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,

Kabule göre de;

Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde yer alan “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur” ve 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenlemeler ile Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021-12/45-234 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir” ve “...aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususu ile Avukatlık Kanunu'nun 169. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği” hususları nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar ..., ... ve ... yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücrette avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden adı geçen sanıkların her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.02.2025 tarihinde karar verildi.

***