"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/609 Esas, 2021/661 Karar
Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Çukobirlik)
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Eylemin sübutu halinde 765 sayılı Kanun'un 510. maddesinde
düzenlenen emniyeti suistimal suçunu oluşturabileceği
kabulüyle zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle kamu
davasının düşürülmesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-250 ile 23.01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre; eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece resen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, sanık hakkında emniyeti suistimal suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşürülme kararına karşı sanık ve müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurusunun kapsamına göre incelemenin; katılan ... vekilinin sanık hakkında emniyeti suistimal suçundan zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle verilen kamu davasının düşürülmesine dair karara yönelik temyiz itirazıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında eylemlerinin 765 sayılı Kanun'un 510. maddesindeki emniyeti suistimal suçunu oluşturduğundan bahisle asli ve ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin 5 ve 7 yıl 6 ay olduğu kabul edilerek ilaveli dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre sanığın fiili olarak Nizip Tarım Satış Kooperatifinde muhasebeci ve veznedar olarak çalıştığı nazara alındığında, sanığın eylemlerinin sübutu halinde lehe olan 765 sayılı Kanun'un 202/1. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 19.04.2004 ile 12.11.2021 tarihli hüküm arasında ilaveli dava zamanaşımı süresi gerçekleştiği halde, verilen hükmün niteliğine nazaran zamanaşımına ilişkin yapılan bu yanlış değerlendirme sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "düşürülmesine" ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.