Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zincirleme basit zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklardan ...'ın ... yönetim kurulu başkanı, ...'ın ise anılan kooperatifin üyesi olduğu, sanıkların diğer üyelerden mal kaçırmak amacıyla, Kooperatife ait ... Mahallesi ... ada 7 parsel E Blok 12 No'lu meskeni, ... Mahallesi ... ada 7 parsel C Blok ... katta bulunan ... No'lu dükkanı, yine ... Mahallesi 4249 ada 7 parsel E Blok Bodrum katta bulunan 4 No'lu meskeni eşi olan diğer sanık ...'a sattığı, sanık ...'ın da ...'ın eylemine müşterek fail olarak iştirak ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında adı geçen sanıkların zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetlerine hükmedilmiş ise de; sanıkların aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamaları inkar etmeleri, sanık ...'ın savunmalarında, suça konu E blok 12 numaralı daireyi satışı sırasında işlemlerin kolay yürümesi ve piyasa değerinde satılması açısından kooperatif başkanı olarak eşi sanık ...'a devrettiğini, 2-3 ay kadar sonra da bu daireyi... isimli şahsa sattıklarını ve bedeli olan 110.000,00 TL'yi kooperatife ait borçlar için keşide etmiş olduğu çeklerin ödenmesinde kullandığını, C Blok 1 numaralı dükkanı kooperatifin büro olarak kullandığını, satmak amacı ile eşi sanık ...'a devrettiğini ancak müşteri bulamayınca mülk sahibi olan ...'e birikmiş emlak borçlarına karşılık olarak devrettiğini, E Blok 4 numaralı dükkanı da kooperatif üyesi olan ...'tan sanık ...'ın 20.000,00 TL gibi bir rakamla satın aldığını, halen eşi adına kayıtlı olduğunu, yapmış olduğu tüm alım satımlardan kooperatif üyelerinin haberdar olduklarını, bu işlemleri onların bilgisi dahilinde yaptığını, genel kurulda bu hususları konuştuklarını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi açısından, kooperatif üyelerinden olayı aydınlatmaya yeterli olacak kadarının iddialar hakkında tanık olarak dinlenilmesi, satışlardan haberdar olup olmadıkları ve bu yöndeki muvafakatları ile kooperatifin ...'e emlak borcu bulunup bulunmadığı hususlarının sorulması, mülk sahibi ...'ün tanık sıfatıyla dinlenerek kooperatife ait taşınmazın kendisine emlak borcuna karşılık devredilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması, keza ... ve ... adlı şahısların da iddia ve savunma doğrultusunda tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, kooperatifin suç tarihlerini kapsayan döneme ilişkin tüm defter ve belgeleri ile tahsilat makbuzlarının dosya arasına getirtilerek Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, iddia, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına nazaran sanıkların uhdesinde kooperatife ait para olup olmadığı ile varsa miktarı ve kooperatifin ...'e emlak borcu bulunup bulunmadığı hususlarında rapor aldırılması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesindeki "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı "devlet memurları" gibi ceza görürler" şeklindeki hüküm ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 40/2. maddesi uyarınca, özgü suç niteliğindeki zimmet suçunda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişilerin fail olabilmesi ve bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulmasının mümkün olması hususları nazara alındığında; kooperatif üyesi olan fakat kooperatif yönetiminde yer almayan sanık ...'ın suç tarihleri itibarıyla zimmet suçunun faili olamayacağı ancak bu suçun işlenişine yardım eden veya azmettiren sıfatıyla iştirak edebileceği gözetilmeden müşterek fail sıfatıyla yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,

Suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine kamu görevinden yasaklanmalarına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***