Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1026 Esas, 2020/1616 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin 05.11.2020 tarihinde yüzüne karşı verilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde, temyiz sebebi içermeyen 09.11.2020 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, ancak; aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği katılan ... vekilinin kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2018/191 Esas, 2019/482 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1, 248/2-1. cümle ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları uyarınca hâk yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/1026 Esas, 2020/1616 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak, sanığın zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1, 248/2-2. cümle ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hâk yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın zimmet suçundan en üst hadden cezalandırılması ile cezasında takdiri indirime gidilmemesi gerektiğine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması lüzumuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "Kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi"nin gerektiği, dava konusu somut olayda, ... Antalya İl Müdürlüğü Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünde mutemet olarak çalışan sanığın, grup sorumlularınca fazla olduğu tespit edilip Hazineye iade edilmek üzere kendisine teslim edilen toplamda 3.863,23 TL parayı maliye veznesine iade etmeyerek uhdesinde tutarak mal edinme eyleminin zincirleme olarak basit zimmet suçunu oluşturduğu, ancak; sanığın ödeme emri belgelerinde mükerrer yazma ve sayfa toplamlarında oynama yapmak suretiyle Hazineden olması gerekenin üzerinde bir meblağ talep edilmesini sağlayarak, fazla talep edilen 275.560,36 TL'lik bu tutarı mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, suça konu fazla yatan paraların görevi dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, bu nedenle de fiillerinde yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği, hileli ve yasal olmayan yollarla haksız olarak menfaat sağlandığı anlaşılmakla, sanığın fiillerinin zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmek suretiyle anılan suçlardan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde sadece zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

Sanık hakkında zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre yapılan artırımda eylem sayısının fazlalığı ve eylemin devam ettiği süre gözetilerek artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, takdirde hataya düşülerek alt sınırdan 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle orantılılık ilkesine aykırı olarak eksik ceza tayini,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2025 tarihinde karar verildi.

***