"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet, her iki sanık hakkında bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Sanıklardan Mehmet hakkında eylemlerinin kül halinde zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, Serdar hakkında ise eylemlerinin zimmete teşebbüse yardım etme suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Zimmet suçunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında basit zimmete teşebbüse yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Zimmete teşebbüse konu malın suç tarihindeki değeri olan 8.606,00 TL'nin, bu tarihteki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kaldığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanmaması,
Suçta kullanıldığı gerekçesiyle müsaderesine karar verilen 48 RD 449 plaka sayılı traktörün suç tarihindeki değeri ile suçtan elde edilecek maddi menfaat karşılaştırıldığında aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesine göre işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağının ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, söz konusu traktörün sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.