Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/124 E., 2015/156 K.

SUÇ : Rüşvet verme, görevi yaptırmamak için direnme, iftira, hakaret

HÜKÜM : Rüşvet vermeye teşebbüs, kamu görevlisine görevinden dolay alenen hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve iftira suçlarından mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Hazine vekilinin 03.01.2022 tarihli dilekçesinin temyiz talebi içermediği, kamu davasına katılma istemine yönelik olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet verme suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin vekili aracılığı ile 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebinde bulunması karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde bu suç yönünden müdahil sıfatını kazandığına, kamu görevlisi olmayan sanık hakkında rüşvet verme, görevi yaptırmamak için direnme, iftira ve hakaret suçlarından açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle anılan suçlara yönelik verilen hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan İçişleri Bakanlığının vekili aracılığıyla yaptığı temyiz istemi ile tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran sanık müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşma talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı reddine, incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

İftira, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığa isnat olunan iftira, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 267, 265 ve 125. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e. maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen işlem olan 22.04.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında mezkur suçlardan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak,

Sabıkasız olup duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmayan sanık hakkında “Sanık lehine takdirsel indirim sebebi bulunmadığından"; "Sanığın kişilik özellikleri itibariyle tekrar suç işlemeyeceği yolunda mahkemeye kanaat gelmediğinden", "Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği yolunda mahkemeye kanaat gelmediğinden" şeklindeki yasal hükümlerin kısmen tekrarından ibaret yetersiz gerekçelerle, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kararlar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***