"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetildiğinde; ek tebliğnamede Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyizine yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, ... C.Başsavcılığının 02/08/2001 tarihli ve 2001/2748 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarından da dava açıldığı halde atılı suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, zamanaşımı süresi içerisinde bu suçlar yönünden adı geçen sanıklar haklarında dosyanın yeniden ele alınarak hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
... C.Başsavcılığının 26/03/2002 tarihli ve 2002/1301 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında zimmete iştirak suçundan açılan davalarda verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek suç ve hüküm tarihleri arasında 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kamu davalarının ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiş ise de; sanıkların üzerlerine atılı eylemlerin sübutu halinde 765 sayılı TCK'nın 202/2 ve 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2. maddelerinde düzenlenen nitelikli (ihtilasen) zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun da anılan maddelerde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/2 ve 104/2 ile 5237 sayılı TCK'nın 66/1-d ve 67/4. maddeleri gereğince 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu itibarla hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak zamanaşımını kesen son işlem olan 23/10/2002, 30/04/2003 ve 27/12/2004 tarihli sorgular ile inceleme tarihi arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alındığında bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
... C.Başsavcılığının 10/01/2002 tarihli ve 2002/125 Esas ile 02/08/2001 tarihli ve 2001/2748 Esas sayılı iddianameleri ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2004 tarihli, 2000/495 Esas ve 2004/1443 sayılı görevsizlik Kararı ile sanık ... hakkında zimmet, 26/03/2002 tarihli ve 2002/1301 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında zimmete iştirak, 02/08/2001 tarihli ve 2001/2748 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..., 10/01/2002 tarihli ve 2002/125 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan açılan davalarda verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
02/08/2001 tarihli ve 2001/2748 Esas sayılı iddianame ile sanıklar ..., ..., ... ve ... ve 10/01/2002 tarihli ve 2002/125 Esas sayılı iddianame ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan açılan kamu davalarında sanıklara isnat olunan eylemlerin sübutu halinde ihtilasen (nitelikli) zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 202/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/2 ve 104/2. maddeleri gereğince 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu itibarla hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Sanıklardan ...'in hükümden sonra 24/11/2018, ...'ın 12/12/2017, ...'in de 30/06/2016 tarihlerinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklardan ..., ... ve ... bakımından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 22/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.