"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/210 Esas, 2021/458 Karar
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunacak ceza hesaplanırken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 247/2. maddesinin uygulanması ile bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 43. maddesine göre artırımı sonrasında hesap hatası yapılarak cezanın "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenmesi sonuç ceza miktarının doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmemiş, yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine, görevini icra etmekten yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizin 07.04.2021 tarihli ve 2017/5217 Esas, 2021/1636 sayılı Kararı ile bozulan ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olmasına nazaran, kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında infazı gereken sonuç cezanın 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekirken, 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi ve kazanılmış hak korunurken uygulama maddesinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son yerine hatalı şekilde 5271 sayılı Kanun'un 265 ve 307/5. maddesi olarak gösterilmesi,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması yerine hükmolunan cezadan fazla olacak şekilde yasaklılık kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin altıncı paragrafının "Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı öncesi Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden kazanılmış hak teşkil eden cezası nazara alınarak, 1412 sayılı Kanun'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası olarak belirlenmesine," ve hak yoksunluğu süresi hükmolunan ceza miktarından fazla olamayacağından 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının dokuzuncu paragrafında yer alan "3 yıl" ibaresinin "2 yıl 7 ay 7 gün" şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.