"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/383 Esas, 2021/736 Karar
SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜM : İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/736 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan ayrı ayrı beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/736 sayılı Kararının katılan ve şikayetçi vekilleri tarafından, 19.11.2021 tarihli ek Kararın şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanıklara isnat edilen suçun niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan, bu nedenle de 11.11.2021 tarihli oturumda katılan sıfatı kaldırılan ...'nın kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ve temyiz isteminin reddine dair ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan vekilinin beraat hükümlerini, şikayetçi vekilinin ise ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca katılan vekilinin beraat hükümlerine yönelik, şikayetçi vekilinin ise ek karara ilişkin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 08.09.2015 tarihli ve 2015/45892 Soruşturma, 2015/36800 Esas, 2015/31150 numaralı İddianameyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca tefecilik suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/540 Esas, 2016/311 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
3.Şikayetçi vekilinin ve suçtan zarar gören vekilinin temyizi üzerine, şikayetçi vekilinin temyiz talebinin reddine, hükümlerin ise Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/127 Esas, 2021/1958 sayılı Kararı ile Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/736 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
5.Şikayetçi vekilinin temyizinin İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/736 sayılı ek Kararı ile katılan sıfatı bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikayetçi vekilinin temyiz istemi, müvekkilinin suçtan zarar görmesi nedeni ile katılan sıfatının kaldırılmasının ve sanıkların beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekili temyiz dilekçesinde, eksik incelemeye dayanan yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, yüklenen suçu işlediklerini gösterir cezalandırılmarına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/736 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/736 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.