"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğnamede adı geçen sanık ... hakkında verilen hükümle ilgili bir temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
... Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı olan sanık hakkında cep telefonu, kredi kartı, evinin internet ve su faturası gibi özel harcamaları için 08.01.2007 ile 04.02.2009 tarihleri arasında oda kasasından aldığı paraları kullandığı ve iade etmediğinden bahisle zimmet suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında huzur hakkı alacağı olduğunu ve bu alacağından mahsup edileceği düşüncesiyle şahsi harcamalar yaptığını belirttiği; sanık müdafiinin 25.09.2012 havale tarihli esas hakkındaki mütalaaya yönelik beyan dilekçesi ekinde sunduğu suç tarihinden sonraya ilişkin ücret alacaklarını gösterir muavin defterlerinde 2009 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücret tahakkuku yapıldığının görüldüğü, yine Odanın 17.04.2012 tarihli müzekkere cevabı ekinde ve sanık müdafiinin 05.12.2012 tarihli dilekçesi ekinde Odaya ait yevmiye defteri, defteri kebir, gelir tablosu, bilanço gibi muhasebe kayıtlarının dosyaya sunulduğu ancak hükme esas alınan bilirkişi raporlarında söz konusu defter ve kayıtların değerlendirilmediği nazara alındığında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için, sanığın Odadan huzur hakkı ve maaş adı altında ödeme alıp almadığı, bu iki alacağı aynı anda almaya hakkı olup olmadığı hususları araştırılarak, dosya arasında yer alan suç tarihlerine ilişkin tüm defter ve belgeler de değerlendirmeye alınmak kaydıyla dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte bilirkişi kuruluna tevdi edilerek sanığın savunmalarını da karşılar şekilde uhdesinde oda parası bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde gerçekleştirdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.