"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükümleri kaldırılarak yeniden hükümler kurulmak suretiyle her iki suçtan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2019 tarihli ve 2018/307 Esas, 2019/163 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 249/1, 43/1, 248/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2018/829 Esas, 2020/1249 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden hükümler kurulmak suretiyle zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249/1, 43/1, 248/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ise aynı Kanun'un 204/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında verilen hükümlerin eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Anayasa'nın 141/3, CMK'nın 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği halde sanığın sabit görülen fiilleri ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği de nazara alınmadan, zimmet olarak kabul edilen tutarın ne kadar olduğu ve hangi miktarın değer azlığı olarak kabul edildiği gerekçede belirtilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme gereği, hükmün konusunun iddianame veya iddianame yerine geçen görevsizlik kararında gösterilen eylemden ibaret olduğu dikkate alınmadan ve gerektiğinde sanığa bu konuda ek savunma hakkı tanınıp hüküm kurulabileceği gözetilmeden, sanık hakkında 19.145,95 TL'lik "sair tahsilat" adı altında mal edinme eylemiyle ilgili dava açıldığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturabileceğinden bahisle suç duyurusunda bulunulması,
Katılan ...'ın şikayet dilekçesinin Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.05.2018 günü saat 14:17'de işleme alındığının, sanığın ise katılanın hesabına 50.000 TL parayı aynı gün saat 11:06'da havale yoluyla gönderdiğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 248/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde indirim uygulanması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle aynı Kanun'un 248/2. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayinine hükmedilmesi,
5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinde malın değerinin azlığı halinde üçte birinden yarısına kadar indirim öngörüldüğü nazara alınmadan ve gerekçe gösterilmeden asgari oranda indirim yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sanığın üzerine atılı suçlar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hüküm yönünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2025 tarihinde karar verildi.