"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/47 Esas, 2015/16 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ : Zimmet (tüm sanıklar hakkında), 1163 sayılı Kanun'a muhalefet (sanık ... hakkında)
HÜKÜM : Beraat (zimmet suçundan tüm sanıklar hakkında), mahkumiyet (1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasında eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle sanık ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... hakkında 05.04.2012 tarihli ve 2012/399 Soruşturma, 2012/202 Esas, 2012/29 numaralı İddianame ile zincirleme nitelikli zimmet ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından dava açıldığı, 17.04.2012 tarihli tensip zaptı ile davanın Hazineye ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve iddianame ekli davetiyenin 25.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan yargılamada 07.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ancak iddianamede anlatılmayan eylemlere yönelik olarak Mahkeme tarafından suç duyurusunda bulunulması üzerine sanıklardan ..., ... ve ... hakkında 24.01.2014 tarihli ve 2014/121 Soruşturma, 2014/44 Esas, 2014/3 numaralı İddianame ile zincirleme basit zimmet suçundan açılan davanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği, Mahkemenin Hazineyi birleşen davadan haberdar etmeden hüküm kurduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2019 tarihli eksikliği giderme yazısı ile gerekçeli kararın Hazineye tebliğ edildiği, Hazine vekilinin asıl ve birleşen davadaki tüm sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerini ve vekalet ücretine hasren sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre sanıklar ... ve ...'a asıl davaya konu iddianame ile atılı zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kovuşturma aşamasında davadan haberdar edildiği halde katılma talebinde bulunmadığı, bu nedenle temyize hakkı olmadığı, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, Hazine vekilinin anılan suç yönünden eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik ve sanıklar ... ve ... hakkında asıl davaya konu zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik vaki temyiz taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre birleşen davada sanıklara isnat edilen zincirleme basit zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, Hazinenin değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin birleşen davaya ilişkin olarak sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/2. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, Aralık 2005 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.