"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/337 Esas, 2019/2018 Karar
SUÇLAR: Rüşvet alma, rüşvet verme
HÜKÜMLER: İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlerin kaldırılarak sanıklardan ...'un zincirleme rüşvet alma, ...'nın zincirleme rüşvet verme suçlarından mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... vekilinin 10.12.2021 tarihli dilekçesinin sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/489 Esas, 2018/407 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'nın rüşvet alma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereği beraatine, ...'un ise değişen suç vasfına göre icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/2008 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerinin kaldırılarak, sanıklardan ...'un rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252/2 maddesi delaletiyle 252/1, 43/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunlukları uygulanmasına, ...'nın ise rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252/1, 43/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Rüşvet suçunda taraflar arasında menfaat teminine yönelik rüşvet anlaşmasının olması gerektiğine, sanıkların menfaat temini konusunda bir anlaşmalarının olmadığına, her iki sanık yönünden rüşvet suçundan mahkumiyetlerine yeter, kesin, inandırıcı delil elde edilemediğine ancak sanık ...'un diğer sanığın mesul müdür olarak görev yaptığı iş yerinde emniyet görevlilerince yapılacak olan denetime ilişkin bilgileri diğer sanığa bildirerek karşılığında sigara, çerez gibi malzemeler alarak haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan haller dışında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğine, diğer sanık ...'nın ise atılı rüşvet suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde rüşvet suçunun unsurlarının varlığı gösterilmeden müvekkili hakkında ceza tayini yoluna gidildiğine, dinlenen tanıklardan müvekkilinin lehine beyanda bulunanlara itibar edilmeyerek, müvekkili ile arasında husumet bulunan tanık beyanının hükme esas alındığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hatalı kararın bozulması gerektiğine,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
5271 sayılı Kanunun 135. maddesindeki şartlar olmadan iletişimin tespiti kararı alınması ve bu karara istinaden tutulan tutanakların hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, tanık olarak dinlenen polis memuru ... ile sanık ... arasında husumet bulunduğuna, müvekkilinin "bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçundan yargılandığı ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/760 Esas sayılı dosyasının denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınarak karar verilmesi gerektiğine, rüşvet suçunun oluşabilmesi için görevin gereklerine aykırı hareket edilen hangi iş veya işlem nedeniyle menfaat temin edildiği ya da rüşvet anlaşılmasına varıldığının, hangi eylemin sanık ...'un görevinin ifası kapsamında bulunduğunun temin edilen görev belgelerinden anlaşılamadığına, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, yasal delil elde edilemediğinden atılı suçtan "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ...'un yapılacak rutin kontrolleri müvekkiline mesaj atarak bildirmek suretiyle, görevinin gereklerine aykırı davranarak haksız menfaat sağlaması eylemlerinin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmasına rağmen dosya kapsamıyla uygun düşmeyen gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesi'nin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'nın kolluk ve savcılıkta müdafii eşliğinde alınan ifadelerinde, sanık ...'un şifreli ibarelerle, emniyet görevlilerince yapılacak olan denetleme ve uygulamaları kendisine bildirdiğini ikrar ederek rüşvet suçu henüz resmi makamlarca öğrenilmeden, anlatımı ile rüşvet suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşılmakla hakkında 5237 sayılı Kanun'un 254/2. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Aynı rüşvet anlaşmasına bağlı olarak farklı zamanlarda aynı kişiden rüşvete konu menfaatin temin edilmesinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği, yapılan tek bir anlaşma ile suçun oluşacağı, sonradan farklı zamanlarda sağlanan veya elde edilen menfaatlerin, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine göre temel cezanın belirlenmesinde esas alınabileceği, aynı sanıklar arasında farklı tarihlerdeki rüşvet anlaşmaları kapsamında menfaat sağlanması durumunda ise 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca rüşvet alma ve verme fiillerinin zincirleme tek suç olarak kabul edilmesi gerekeceği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeler sonucu sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Katılan vekilinin ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/489 Esas, 2018/407 sayılı Kararına yönelik istinaf başvurusunun sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulmasına ve taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin olduğu, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden aleyhe istinaf başvurusu içermediği nazara alındığında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının ya da sınırlı uygulama yapılmasının kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde sınırlı uygulama yapıldığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrasının tatbikinde (a) bendindeki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/2018 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, değişik gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde, fıkra ve bendi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2025 tarihinde karar verildi.