"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1727 Esas, 2019/1103 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : İçişleri Bakanlığı
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2015/252 Esas, 2017/241 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1727 Esas, 2019/1103 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın oluşan zararı giderdiğine, bu nedenle teşdiden kurulan hükmün yerinde olmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair hususlara,
Katılan ... vekilinin temyiz istemi ise; kovuşturma evresinde davaya katılma ve diğer haklarının kullandırılmadığına, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayinine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249, 43/1, 248 ve 62. maddelerinin aynı Yasa'nın 61/5. maddesi gereğince bu sıra dahilinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında etkin pişmanlık sebebiyle cezasından indirim yapıldığı sırada kovuşturma sürecinde zararın giderildiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 248/1. madde ve fıkra hükmü gereği cezasından indirim yapılmak suretiyle çelişkiye neden olunması,
İddianamede talep edilmediği halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı olarak, sanığa ek savunma ... verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "e" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.09.2024 tarihinde karar verildi.