"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/5733 Esas, 2020/969 Karar
KATILANLAR : Hazine, ... Gıda İnş. Paz. Ltd. Şti.
SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme, rüşvet vermeye aracılık etme, yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Katılan Hazine vekili, sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Tebliğnamede sanık ... müdafiinin yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçuna ilişkin de temyiz isteminde bulunduğundan bahisle görüş bildirilmiş ise de bu sanık hakkında anılan suçtan açılmış bir kamu davası bulunmayıp rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığı ve müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinde yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçuna ilişen bir temyiz talebinin bulunmadığı görülmüştür.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, keza Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre Hazinenin yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan doğrudan zarar görmediği, belirtilen suçtan açılan kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvet vermeye aracılık etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2018 tarihli ve 2017/73 Esas, 2018/231 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme, ... hakkında rüşvet alma, ..., ... ve ... hakkında rüşvet vermeye aracılık etme suçlarından beraat kararları verilmiştir.
2. Katılanlar vekilleri, sanık ... müdafii ve sanıklar ... ile ...'nun istinaf talepleri üzerine duruşmasız yapılan inceleme neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/5733 Esas, 2020/969 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi, atılı suçları işledikleri sabit olan sanıklar hakkında yeterli araştırma yapılmadan, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, kamu davasına katılmalarına karar verilenlerin kamu davasına katılma hakları bulunmadığından istinaf başvurularının kabul edilebilir olmadığına, dosya içerisinde yer alan hukuka aykırı elde edilmiş delillerin imhasına karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu yönünden iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanmasına ilişkin mahkeme kararlarına istinaden gerçekleştirilen iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin, katalog suçlardan olan rüşvet suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 138. maddesi uyarınca tesadüfen elde edilen delil niteliğinde olduğu, ilgili maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhal bildirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca rüşvet suçuna ilişkin görüşme içerikleri Cumhuriyet savcılığına derhal bildirilmediğinden hukuka aykırı nitelikte olduğu, katalog olmayan suçlar yönünden verilen kararlar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek dava konusu yapılmayan suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu esas alınmak suretiyle verilen uzatma kararlarına istinaden gerçekleştirilen iletişim tespitlerinin ve bunlar esas alınarak temin edilen fiziki takip kararlarına konu tutanakların delil olarak değerlendirilemeyeceği gibi hakkında herhangi bir tedbir kararı bulunmayan sanıklar yönünden de delil vasfı taşımayacağı hususları gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvet vermeye aracılık etme suçlarından verilen beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvet vermeye aracılık etme suçlarından kurulan hükümlerde katılan Hazine ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2024 tarihinde karar verildi.