Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1183 Esas, 2021/1642 Karar

KATILANLAR : ..., ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi, Hazine, İçişleri Bakanlığı

SUÇLAR : Zimmet, güveni kötüye kullanma, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER : A) Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2012/270 Esas, 2017/132 sayılı Kararı ile;

1.Sanıklardan ... hakkında zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık, 6102 sayılı Kanun'a muhalefet ve zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... ve ... hakkında zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve 6102 sayılı Kanun'a muhalefet, ... hakkında güveni kötüye kullanma, ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet,

2.Sanıklardan ... hakkında hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, ... hakkında hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık, ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,

3.Sanıklardan ... hakkında zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat,

B) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2018/1183 Esas, 2021/1642 sayılı Kararı ile;

1.Sanıklardan ... hakkında İlk Derece Mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak, eylemlerin kül halinde zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyetine, 6102 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,

2.Sanıklardan ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak, eylemlerin kül halinde zincirleme basit zimmete yardım etme suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyetlerine, 6102 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak bu suçtan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,

3.Sanıklardan ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak atılı suçlardan beraatlerine,

4.... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine,

5.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine.

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri, katılanlar vekilleri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, idari para cezası verilmesine yer olmadığına, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklardan ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak eylemlerinin kül halinde zincirleme basit zimmete yardım etme olarak kabulüyle verilen mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b, ..., ... ve ... hakkında 6102 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak verilen beraat hükmünün aynı Kanun'un 286/2-d, ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin verilen kararların aynı Kanun'un 286/2-g, ..., ..., ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların ise aynı Kanun'un 286/2-h madde-fıkra-bentleri gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Hazine ve İçişleri Bakanlığının nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmedikleri, bu itibarla sanıklar ... ve ... hakkında bahsi geçen suçlardan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme haklarının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilinin belirtilen suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince sanıklardan ... hakkında zincirleme basit zimmet, ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği katılan ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ..., katılan ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekilinin sanıklar ..., ... ve ... ve müdafiinin sanık ... hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2012/270 Esas, 2017/132 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'in zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ...'in nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine, ...'ın ise nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine hükmolunmuştur.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2018/1183 Esas, 2021/1642 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak, ...'in mahkumiyet hükümlerine esas alınan eylemlerinin kül halinde zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyetine, ...'in nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, ... hakkında açılan kamu davasının ise ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekilinin temyiz istemi; düşme, beraat ve mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yeterli deliller toplanmadığı, hatalı değerlendirme yapıldığı, verilen cezaların yeterli olmadığı ve sair hususlara ilişkindir.

2.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; düşme ve beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu, eksik ve hatalı inceleme neticesinde hükümler kurulduğu, atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğu, bir kısım sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması karşısında belediye lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.

3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler içerdiği, şirkete ait iddia olunan zararın tazmin edildiği, sanığa atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmünün usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar ... ve ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılanlar ... ve ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Kamu davasının sanığın vefat etmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Suç tarihlerinde Taşucu Belediye Başkanı olan sanığın, Belediyenin %92 hissesine sahip olduğu ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi zararına işlemler gerçekleştirmek suretiyle kendisi ve üçüncü şahıslar yararına menfaat sağladığı, bu cümleden olarak;

Belediye Temsil Ağırlama Yönetmeliği uyarınca Belediye bütçesinden yapılması gereken ağırlama giderlerini, mülkiyeti Belediyeye ait olan Hayal Restoran isimli işletmenin şirket tarafından kiralanması sonrasında şirket bütçesinden gerçekleştirmek suretiyle şirketi 218.844,50 TL zarara uğrattığı,

Şirket anasözleşmesinde şirketin faaliyet alanları arasında gösterilmemesine rağmen sosyal faaliyetlerde, düğün ve açılış etkinliklerinde kullanılmak üzere temin edilen 701 adet çeyrek altına tekabül eden 35.134,22 TL ile çeşitli promosyon, reklam ve uçak giderleri olarak toplam 13.155,30 TL'nin şirket bütçesinden ödettirdiği,

Şirket personelleri veya üçüncü şahsılar adına telefon kontör bedeli ödenmesine dair şirket yönetim kurulu kararı olmaması ve şirkete ait sabit telefon bulunmasına rağmen gerçekte alınmadığı halde suç tarihlerinde yüklü miktarlarda kontör alımı yapıldığına ilişkin çok sayıda fatura düzenlemek suretiyle şirketi 107.105,85 TL zarara uğrattığı,

Şirket bütçesinden avans olarak verilen 41.124 TL'yi şirkete iade etmeyerek uhdesinde tuttuğu,

Şirket bilançosunda yer alan senetlerden; şirkete ait 3065881 sayılı çekin 19.10.2007 tarihinde temyiz dışı sanık ... Sezai Sayın ve sanık ... imzasıyla ... lehine 85.148 TL olarak keşide edildiği, keza alacaklısı ... olan ve şirketin kaşesi kullanılmak suretiyle 29.06.2009 vadeli, 45.000 TL değerinde bono hazırlandığı, bu senetlere konu miktarların şirkete borç olarak verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı ve şirketin dayanaksız şekilde borçlandırıldığı,

Şirkete 01.08.2008-28.03.2009 tarihleri arasında siyasi amaçlarla 22 adet işçi alıp fiilen şirket işlerinde çalışmayan bu kişilere toplam 18.919,24 TL ücret ve sigorta primi tahakkuk ettirilmesine sebebiyet verdiği,

Şirketi 2007 ve 2008 yıllarında bir önceki yıl gelirinin yeniden değerleme oranında arttırılarak bulunacak miktardan daha fazla oranda borçlandırmak veya borçlandırılmasına göz yummak suretiyle belediye mevzuatına aykırı davrandığı,

Şeklinde sübutu kabul edilen somut olayda;

Sanığın, şirkete fatura edilen kontör alımlarına ilişkin savunmasında, şirkette 200 kadar işçi ve işçi şeflerinin çalıştığını, o tarihlerde insanların genelde kontörlü telefon kullanmaları sebebiyle işte kullanılmak üzere personellere kontör alımı yaptıklarını belirtmesi, şirkette görev yapan Ali Söylemez, Murat Akbay, Ömer Erdal ve Hasan ...'un tanık sıfatıyla alınan beyanlarında, amirlerin işçilerle irtibat kurmaları ve özellikle gece nöbeti tutan işçilerin birbirleriyle iletişimde olmaları sebebiyle kendilerine kontör alımı yapıldığını beyan etmeleri karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, suç tarihlerini kapsar şekilde şirkette kaç işçi ve şef çalıştığı, bunlardan kaç tanesinin nöbet tuttuğu hususlarının sorulması, dosya kapsamında bulunan kontör faturalarıyla bu sayıların karşılaştırılması, savunma ve tanık beyanları doğrultusunda bu kontörlerin şirket işlerinde kullanılıp kullanılmadığına yönelik değerlendirme yapılması, keza faturaların temin edildiği iş yerlerinin yetkililerinin dinlenmesi ve faturaların gerçek bir kontör alımına ilişkin olup olmadığının sorulması,

... ve ... lehine düzenlenen senetlere ilişkin savunmasında, şirketin gelirlerinin 2006 yılından itibaren hızla azaldığı ve zarar etmeye başladıkları için şirkete gelir sağlamak maksadıyla adı geçen şahıslara borçlandıklarını ve karşılığında bu senetlerin verildiğini, borç olarak alındığına ilişkin belgelerin kayıtlarda bulunmamasının ihmalkarlıktan kaynaklandığını, keza temyiz dışı sanık ...'in savunmasında, şirkete gelir sağlamak maksadıyla Mehmet Fatih Yüksel ve ...'den borç alındığını, aynı zamanda akrabası olan Mehmet Fatih'in taşınmazını satması sonrasında elde ettiği geliri şirket adına kendisinden istediğini, bunun üzerine 13.03.2007 tarihinde 20.000 TL, 23.03.2007 tarihinde ise 80.000 TL kendi hesabına gönderildiğini, kendisinin de 13.03.2007 tarihinde 20.000 TL'yi hesabından çekerek şirketin hesabına "... teslimatı" olarak girdiğini, geri kalan miktarın ise 6 aylık süreçte şirketin ihtiyaçları için bu hesaptan çekilerek şirket hesabına aynı şekilde gönderildiğini, sonrasında 14.852 TL'yi şirketten elden tahsil ettiğini, geri kalan 85.148 TL'ye ilişkin ise adına çek keşide ediliğini, kendisinin de bu çeki Mehmet Fatih'e teslim ettiğini, 26.07.2006-15.06.2007 tarihleri arasında şirkete ait hesapların incelenmesi halinde bu miktarın şirket hesabına aktarıldığının görüleceğini, ...'tan yakın arkadaşı olması sebebiyle emekli ücreti olan 45.000 TL'yi şirket adına borç olarak istediğini, bu paranın 40.000 TL'sinin kendi hesabına aktarıldığını, 5.000 TL'nin ise elden teslim alındığını, hesabına yatan tutarı sanık ... ve temyiz dışı sanık ... Sezai Sayın'a iki parça halinde teslim ettiğini ve bu para ile işçi maaşlarının ödendiğini, daha sonra ...'e 10.500 TL elden ödeme yapıldığını, geri kalan 34.500 TL'ye ilişkin de senet düzenlendiğini beyan etmeleri ve Mehmet Fatih Yüksel ile ...'in bu beyanları doğrulamaları karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, şirkete ve ...'e ait 2006-2007 yıllarına ilişkin banka hesap hareketleri üzerinden ayrıntılı inceleme yapılması, savunmalarda geçen tarihlerle uyumlu havale işlemleri bulunup bulunmadığının gerektiğinde bilirkişi raporu alınması suretiyle tespit edilmesi, keza sanık ... ve temyiz dışı sanık ... Sezai Sayın'ın yeniden savunmaları alınarak ...'den 40.000 TL paranın teslim alınıp alınmadığı ve teslim alındığının kabul edilmesi halinde bu parayla işçi alacaklarının ödenip ödenmediğinin sorulması, işçilere elden ödeme yapıldığının tespiti halinde kurum kayıtlarına göre bu işçilere ayrıca ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi,

Şirkette fiilen çalışmadıkları halde 22 işçiye ücret ve sigorta primleri tahakkuk ettirildiği isnadına ilişkin savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, fiilen çalışmadıkları iddia olunan işçilerin hiçbirinin dinlenmediğini beyan etmesi ve iddianın sadece 28.03.2009 tarihi sonrasında yeni seçilen belediye yetkililerinin tutmuş oldukları tutanaklara dayanması karşısında, suç tarihlerinde şirkette görevli tüm birim amirleri ile fiilen çalışmadıkları iddia olunan 22 işçinin tanık sıfatıyla dinlenmesi ve 01.08.2008-28.03.2009 tarihleri arasında şirkete ait işlerde fiilen çalışıp çalışmadıklarının araştırılması,

Sonrasında sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının her eylem yönünden ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın misafir ağırlama giderlerini şirket bütçesinden karşılaması, sosyal faaliyetlerde, düğün ve açılış etkinliklerinde kullanılmak üzere alınan çeyrek altınların bedelleri ile çeşitli promosyon, reklam ve uçak giderlerini şirket bütçesinden ödettirmesi ve şirketi belediye mevzuatına aykırı şekilde fazla oranda borçlandırması şeklindeki eylemlere ilişkin uhdesinde belediye veya iştirak şirketine ait para bulunduğuna yönelik herhangi bir tespit bulunmadığı, bu nedenle zimmet suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu eylemlerin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesinin gerektiği halde, kurum zararının tamamını tazmin etmeyen sanık hakkında yasal şartları oluşmamasına rağmen zimmet suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması,

Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan tüm hükümlere, ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında 6102 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine, ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekilinin ... hakkında 6102 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hüküm ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan tüm hükümlere ve müdafiilerinin sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle hükümde katılanlar ... ve ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

3.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... ve ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekillerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (F) bendinde yer alan "DÜŞÜRÜLMESİNE" ibaresinin "DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve katılanlar ... ile ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2024 tarihinde karar verildi.

***