Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1361 Esas, 2020/2471 Karar

SUÇLAR : Rüşvet alma, nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin

resmi belgede sahteciliği (sanık ... hakkında);

rüşvet verme (sanık ... hakkında)

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

İlk Derece Mahkemesince, sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre kamu görevlisi olmayan sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerden katılan Hazine vekilinin rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan hükümleri, katılan SGK vekilinin ise rüşvet alma suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2017/322 Esas, 2019/491 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d-e, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 3416 tam gün karşılığı 102.480,00 Türk Lirası (TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluklarına, sanıklardan ... hakkında rüşvet verme ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/1361 Esas, 2020/2471 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında ise rüşvet verme suçlarından eksik inceleme ve araştırma ile beraat hükümleri kurulduğuna, sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmaları gerektiğine ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplere,

Katılan SGK Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık ...'ın işlediği birçok suç nedeniyle kurumun maddi zarara uğradığına, bu nedenle adı geçen sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlerde temel cezaların alt sınırlardan tayini ve lehe hükümlerin uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna ve Yargıtayca resen gözetilecek hususlara,

İlişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Sanık ... Hakkında Rüşvet Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık ... Hakkında Rüşvet Alma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Ulusal Yargı Ağı Projesi bilişim sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın 24.12.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

III. KARAR

1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle SGK vekilinin sanıklardan ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ... hakkında ise rüşvet verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle hükümde katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a ile 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2025 tarihinde karar verildi.

***