"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/218 Esas, 2016/170 Karar
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde Sınırlı Sorumlu .... Konut Yapı Kooperatifinde (kooperatif) çalışan sanığın 18.02.2009 ve 16.04.2009 tarihlerinde kooperatife ait toplam 19.500,00 TL'yi bankadan çekerek bu parayı kooperatif adına harcaması gerekirken uhdesinde bulundurduğu kabulüyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmişse de; sanığın aşamalardaki savunmalarında, bankadan çektiği paraların kooperatife ait hesaptan değil katılan ...'nin şahsi hesabından çektiğini, çektiği paralardan 5.500,00 Türk Lirasının (TL) kooperatifin bürosunda bulunan ortak çekmecede saklandığını, bu çekmecede kooperatifin yanı sıra katılan ... ile ...nin yetkilisi olduğu ... isimli inşaat firmasının paralarının da bulunduğunu, paranın farklı zamanlarda kooperatif, katılan ... ve ... firmasının harcamaları için kullanıldığını, bunlarla ilgili bilgi ve belgelerin kooperatif ve ... firmasının muhasebe kayıtlarında yer aldığını, keza 16.04.2009 tarihinde bankadan çektiği 14.000,00 TL'den 7.000,00 TL'yi katılan ...'nin dayısı ... ile birlikte Anadolubank ... şubesine giderek ...'ın banka hesabına yatırdıklarını, paranın yatırıldığına dair dekontu ibraz ettiğini, 5.000,00 TL'yi ... Plastik firmasının yetkilisi olan ...'na ödediğini, buna ilişkin ödeme belgesini sunduğunu, geriye kalan 2.000,00 TL'yi ise katılan ...'ye teslim ettiğini belirtmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kontrolörünce düzenlenen muhakkik raporunun ve kooperatif ana sözleşmesinin dosya arasına alınması, katılan ...'nin hangi tarihlerde kooperatif yönetim kurulunda görevli olduğunun kooperatiften sorulması, sanık tarafından paraların çekildiği hesabın ...'nin şahsi hesabı mı yoksa kooperatife ait bir hesap mı olduğu, suç tarihlerinde bu hesabın kooperatif tarafından fiilen kullanılan bir hesap olup olmadığı hususunun araştırılması, kooperatifin ve ... firmasının tüm muhasebe kayıtları ile banka hesap dökümlerinin getirtilmesi, ...'ın, 16.04.2009 tarihinde kendi hesabına yatırılan paranın kaynağının ne olduğu, bu paranın hesabına ne amaçla yatırıldığı hususunda tanık sıfatıyla dinlenilmesi, sanık ... ...'ın suç tarihlerindeki baz bilgilerini içeren Historical Traffic Search (HTS) kayıtlarının getirtilmesi, ... Plastik isimli firmanın kooperatif aleyhine yürüttüğü icra takip dosyasının bir suretinin dosya arasına alınarak ... Plastik firmasına yapılan ödemenin sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun tespiti sonrasında dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek suça konu paraların katılan ...'nin şahsi hesabına mı yoksa kooperatife mi ait olduğu, sanığın paraları uhdesine geçirip geçirmediği, geçirdiyse miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken, suça konu 19.500,00 TL'den 5.500 TL'yi sanığın ne şekilde uhdesine geçirdiği hususu da karar yerinde tartışılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde gerçekleştirdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.