Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/76 Esas, 2015/53 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığına, incelemenin katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarıyla yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Suç tarihinde Konya Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, katılan ...'in vekilliğini üstlenerek alacağının tahsili için İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2011/778 sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibinde çeşitli tarihlerde haricen alacağın tamamını borçludan tahsil etmesine rağmen katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu isnadı ile açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ise de; dosyada mevcut, "...'nun ...Mobilyaya hiçbir borcu yoktur" yazılı ve ... imzalı fotokopi olan belgenin aslının olup olmadığının tespiti ile söz konusu belgenin... tarafından imzalandığına ilişkin tanık ...'nun beyanına istinaden ...nün tanık olarak dinlenmesi ayrıca sanığın savunmasında; borçludan çeşitli tarihlerde toplamda 2.250 TL tahsil ettiğini, katılana 750 TL ödediğini, uhdesinde 1.500 TL kaldığını, bir kısmının icra takibine ilişkin ücret alacağı olduğunu, yine katılanın başka dosyalarını da takip ettiğine ilişkin beyanları karşısında, sanığın hangi dosyaları takip ettiği ve bu dosyalara ilişkin vekalet ücreti alacağı olup olmadığının araştırılmasından sonra sanığın uhdesinde katılana ait para bulunup bulunmadığının, yedinde para kaldığının tespit edilmesi halinde bu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan ... tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın alacaklı olan katılanın vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takibi sırasında haricen tahsil ettiği meblağı müvekkiline vermeyerek uhdesinde tutması şeklindeki eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan ve uzlaşmaya tabi olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, katılanlar ... ve Hazine vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***