"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
...
...
SAYISI : 2017/77 Esas, 2017/103 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
EK KARAR : Temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 20.01.2022 tarihli ve 2017/77 Esas, 2017/103 sayılı ek Kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2017 tarihli ve 2017/1078 Soruşturma, 2017/321 Esas, 2017/48 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
B. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2017/96 Esas, 2017/111 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereği yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için son soruşturmanın Mersin Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
C. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli ve 2017/201 Esas, 2017/311 sayılı Kararı ile sanığa atılı eylemin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
Ç. Sanığın istinaf talebi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/77 Esas, 2017/103 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği istinaf başvurusunun esastan reddine hükmolunmuştur.
D. Sanığın 13.01.2022 havale tarihli temyiz dilekçesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2017/77 Esas, 2017/103 sayılı ek Kararı ile temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiştir.
E. Sanığın 04.02.2022 havale tarihli eski hale getirme dilekçesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2017/77 Esas, 2017/103 sayılı ek Kararı ile eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 28.01.2022 tarihli temyiz dilekçesinde, sanığın cezaevinde bulunduğu süre içinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59 uncu maddesine eklenen yeni düzenlemeyi cezaevinin olumsuz koşulları nedeniyle sonradan öğrendiğini, 15 günlük temyiz süresinin öğrenme tarihinden itibaren geçerli olması gerektiğini, suçun manevi unsurlarının oluşmadığını, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün usule aykırı olduğunu bildirerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarihli ve 616-218; 13/12/2011 tarihli ve 237-259; 16/12/2008 tarihli ve 144-234; 23/09/1974 tarihli ve 227-408 ile 16/04/1973 tarihli ve 213-345 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca eski hale iade talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde inceleme ve karar verme görevinin Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğu, bu itibarla mahkemenin sanığın eski hale iade talebinin reddine dair 07.02.2022 tarihli ek Kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.
7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı ancak sanığın anılan geçici maddeye istinaden 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 13.01.2022 tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği ve sanığa yasa değişikliği nedeniyle tebligat yapılması gerekmediği, söz konusu yasada da bu konuda bir düzenleme olmadığı, yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla cezaevinde bulunmasının eski hale getirme nedeni olamayacağı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin eski hale getirme nedenleri ve temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmeyen eski hale getirme talebi ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2017/77 Esas, 2017/103 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.