Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/232 Esas, 2021/430 Karar

SUÇLAR : Rüşvet alma ve rüşvet verme

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve Dairemizin 23.03.2021 tarihli bozma ilamına konu 19.06.2013 tarihli hükümlerin ve inceleme konusu hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilerek katılma iradesini ortaya koyması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca rüşvet alma suçu yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiş, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kamu görevlisi olmayan sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının bu suç açısından kamu davasına katılma ve temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan ... vekilinin rüşvet alma suçundan kurulan beraat hükmüne, katılan Hazine vekilinin ise rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılanlar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***