"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/356 Esas, 2021/592 Karar
SUÇ: Zincirleme şekilde basit zimmet
HÜKÜM: Zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ile ... ... Müdürlüğü arasında yapılan 29.01.2010 tarihli acentelik sözleşmesi üzerine sanığın işlettiği ... ... Acentesini, yönetmelik hükümlerine aykırı olarak 07.09.2010 tarihli vekaletname ile bu tarihten itibaren kardeşi olan inceleme dışı sanık ...’nin işletmeye başladığı, bir kısım işlerle birlikte tahsilat da yaptığı, elektrik faturası, Bağ-Kur prim borcu gibi acenteye ödenen bir kısım paraların ... tarafından kurulumu yapılan sistem aracılığıyla tahsili gerekirken sistem dışı tahsil edildiği ve karşılığında mevzuatta yer almayan fatura ödeme talimatı adı altında belgeler düzenlenerek vatandaşlara verildiği, olayın öğrenilmesi sonrası yapılan denetimlerde işlem yapma limiti olarak kasada bulunması gerekli tutarın olmadığı iddiasıyla sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında; mahkemece, Dairemizin 17.06.2020 tarihli ve 2020/752 Esas, 2020/11534 sayılı bozma ilamına uyularak ilgili kurumdan 07.09.2010 tarihli vekaletnamenin ... Acentelikleri Yönetmeliği hükümlerine göre geçerli bir vekil acente tayini niteliğinde olup olmadığının sorulduğu, ... Genel Müdürlüğünün 12.10.2020 tarihli cevabi yazısında acentelik görevlisinin vekil tayini ile ilgili acentelik prosedürünün 5.1.26.01 maddesinin "hastalık, tedavi ve benzeri sebeplerle geçici olarak iş yerinden ayrılmak zorunda kalan bir acente, noterden vereceği bir vekaletname ile her türlü hukuki ve mali sorumluluğu kendisine ait olmak üzere, bu prosedürde düzenlenen acente olma şartlarını taşıyan bir kişiyi vekil acente tayin edebilir. Vekil acente tayin edilemediği hallerde acentelik mazeret ortadan kalkıncaya kadar geçici olarak kapatılır. Her iki halde de bu süre bir yıl içerisinde toplam üç aydır. Bu süre gerektiğinde Yönetim Kurulunca altı aya kadar uzatılabilir." şeklinde olduğunun belirtildiği, alınan 22.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre ...'ın vekaletname süresi sonra ermesine rağmen vekil tayin edildiğinin, 07.09.2010 tarihinden 2012 yılına kadar acenteyi işlettiğinin tespit edildiği, bu doğrultuda söz konusu vekaletnamenin ... Acentelikleri Yönetmeliğine aykırı olduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın 30.05.2012 tarihli celsede alınan savunmasında, iş yeri açtıktan sonra hamile kaldığı için iş yerinin işletmesini kardeşi ...'a bıraktığını, sonradan da şeker hastalığının çıktığını belirtmesi karşısında; vekaletname verme tarihinde sanığın doğum yapıp yapmadığının, herhangi bir hastalığının olup olmadığının araştırılarak, doğum yaptığının veya hastalığının olduğunun tespit edilmesi halinde, ...'ın başlangıçta sanık tarafından usulüne uygun olarak vekil tayin edildiğinin kabulü gerekeceği de nazara alınarak, hastalığın süresi ve sanığın suç kastı üzerinde de durulup bu hususlar gerekçesiyle değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 249, 43/1, 248/2, 62/1. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği dikkate alınmayarak aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması,
Sanık hakkında hükmolunacak ceza hesaplanırken 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinin uygulanması ile bulunan "7 yıl 6 ay" hapis cezasının aynı Kanun'un 43/1. maddesine göre artırımı sonrasında hesap hatası yapılarak cezasının "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenerek fazla ceza tayini,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar aynı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine; memuriyet hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Sanığın mahkumiyetine karar verilmesine rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.