"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1173 Esas, 2021/1957 Karar
KATILANLAR : Hazine, ...
SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : a)Zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi,
b)Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün ve ek kararın temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair 05.11.2021 tarihli ek Karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanık müdafiinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2018/546 Esas, 2020/101 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1, 248/2-1. cümle, 62/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
1)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/1173 Esas, 2021/1957 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca esastan reddine,
Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak, bu suçtan yeniden hüküm kurulmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2020/1173 Esas, 2021/1957 sayılı ek Kararı ile sanık müdafiinin temyiz istemi, 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi gereği reddedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Denizli İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu tarafından gider avansının sanık tarafından tahsiline yönelik bir görevlendirme yapılmadığına, bu nedenle zimmet suçundan söz edilemeyeceğine, zimmet suçunun açığa çıkmasını engellemek için hileli hareketlerde bulunmadığına, ilgilisi tarafından bankada bulunan tutar ile emanet kasa hesabının karşılaştırılması gerekirken denetim makamının bu görevini gereği gibi yapmaması nedeniyle eylemin vuku bulduğuna, sanık tarafından sahte belge düzenlenmediğine, sahte olduğu iddia olunan belgelerin müzekkerelere cevaben yazılan yazılar olduğuna, bu belgelerin sahtecilik suçunu oluşturmayacağına, kasa hesabı kayıtları ile denetim raporlarının resmi belge niteliğinde olmaması nedeniyle kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kale Adliyesi Mahkemeler Yazı İşleri Müdürü olan sanığın Ziraat Bankasında bulunan... ait emanet para hesabından birçok kez nakit olarak para çektiği, bu durumu gizlemek için yazı işleri denetiminde incelenen ziraat bankasının hesap bakiyeleri konulu 6 adet yazıyı iğfal kabiliyetine haiz olarak bilgisayar ortamında düzenlediği ve banka yetkililerinin ıslak imzalarını taklit ederek zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak hangi somut verilere dayanıldığı da gösterilmeden, yasadaki ifadelerin aynen tekrarı sonucu temel cezanın alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesine göre cezasından mahsup edilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2020/1173 E., 2021/1957 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli asıl Kararının zimmet suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2025 tarihinde karar verildi.