"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/260 Esas, 2021/554 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : ..., ..., ...,
..., ..., ...
SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Demre Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2012 tarihli ve 2011/344 Soruşturma, 2012/142 Esas, 2012/69 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubu, sanık ... hakkında ise tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 37 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Demre Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2014 tarihli ve 2012/327 Esas, 2014/164 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 5 tam gün karşılığı olarak 100,00 Türk lirası (TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
3.O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyizi üzerine hükümlerin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli ve 2020/7527 Esas, 2021/2647 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
4.Demre Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/554 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 125 tam gün karşılığı olarak 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 110 tam gün karşılığı olarak 3.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri
Dava zamanaşımının gerçekleştiği, hiçbir somut delil olmadan mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, bozma ilamına uyulmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediği, sanığın bu işi meslek haline getirdiğinin delillerle ortaya konulması gerekirken bu hususun göz ardı edildiği, iddiaların atfı cürum mahiyetinde olduğu, şikayetçi ve tanık beyanlarının soyut ifadeler içerdiği, dosyadaki bono ve çeklerin ticari bir ilişkiye dayandığı, ticari ilişkiye dayanan kambiyo senetleri dışında sanığın alacaklı olduğu başka bir icra dosyasının bulunmadığı, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin yerinde olmadığı sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanık ... yönünden 01.01.2007 ilâ 01.07.2011 tarihleri arası ve sanık ... açısından ise 01.01.2007 ilâ 01.11.2010 tarihleri arası olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 28.06.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
2.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.Son ödünç para verme eyleminin sanık ... yönünden 2011 yılının Temmuz ayında, sanık ... yönünden ise 2010 yılının Kasım ayında gerçekleştiği anlaşıldığından, suç tarihlerinin kesin olarak saptanamaması nedeniyle sanıklar lehine değerlendirme yapılarak ... bakımından suç tarihi 01.07.2011, ... yönünden ise 01.11.2010 olarak kabul edilmiş, bu tarihlerden itibaren, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Demre Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/554 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
...