Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/143 Esas, 2015/117 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine

SUÇLAR : Çevrenin kasten kirletilmesi (... hariç tüm sanıklar hakkında), basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanıklar ... ve ... hakkında)

HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/117 sayılı Kararının suçtan zarar gören ve şikayetçi ile katılan vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanıklara isnat olunan çevrenin kasten kirletilmesi suçundan doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığının, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve basit zimmet suçlarından doğrudan zarar görmeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belirtilen suçlardan açılan kamu davalarında katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, mahkemece ... hakkında belirtilen suçlardan usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre sanıklar ... ve ... hakkında basit zimmet suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Çevrenin kasten kirletilmesi suçunun doğrudan zarar göreni olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği ancak duruşma gününü bildirir davetiyenin adı geçen Bakanlığa usûlsüz olarak tebliğ edildiği, gerekçeli kararın tebliği üzerine Bakanlık vekilince ... haricindeki diğer sanıklara yüklenen çevrenin kasten kirletilmesi suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminde bulunulduğunun anlaşılması karşısında; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının anılan kararları temyiz etme hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin ... dışındaki diğer sanıklar hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan kurulan hükümleri, Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında basit zimmet suçundan kurulan hükümleri, ... vekilinin ise sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve basit zimmet suçlarından kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.07.2013 tarihli ve 2012/3352 Soruşturma, 2013/1713 Esas, 2013/141 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve çevrenin kasten kirletilmesi suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ile 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, sanık ... hakkında basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ile 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise çevrenin kasten kirletilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talepleriyle kamu davaları açılmıştır.

2.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/117 sayılı Kararı ile yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri

Davaya katılma talebinin yanı sıra sanıklar ... ve ...'ın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanıkların üzerlerine atılı zimmet suçunu işlediklerinin sabit olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz etmiştir.

B. Şikayetçi Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığının Temyiz Sebepleri

Sanıkların tamamı hakkında kurulan tüm beraat hükümlerinin eksik araştırma ve incelemeyle kurulduğu, sanıklardan ... ve ...'ın çevreyi kasten kirletme suçunu işlediklerine dair ikrarlarının bulunduğu, sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanıklar hakkında kurulan tüm hükümleri temyiz etmiştir.

C. Katılan ... Bakanlığının Temyiz Sebepleri

Mahkemece verilen kararların usûl ve yasaya aykırı olduğu, tüm sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle sanıklar hakkında kurulan tüm hükümleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ... dışındaki diğer sanıkların suç tarihlerinde ... İlçe Devlet Hastanesinde (Hastane) çalışan kamu görevlileri oldukları, kamu görevlisi olan sanıkların Hastanenin röntgen laboratuvarında çekilen filmlerin banyo edilmesinde kullanılan 1. banyo solüsyonları (developer) ve 2. banyo solüsyonlarının (fikser) ilgili mevzuat hükümleri gereğince depolanarak bunları teslim almaya yetkili firmaya teslim edilmesi gerekirken developerlerin lavabodan kanalizasyona atıldığı, bu solüsyonların toprağa, suya veya doğaya atılmaması gereken maddelerden olduğu, bu durumun Hastanenin röntgen laboratuvarında çalışan sanıklar tarafından bilinmesine rağmen kanalizasyona bırakıldığı, böylece ... dışındaki diğer sanıkların çevrenin kasten kirletilmesi suçunu işledikleri ayrıca developer ve fikserleri teslim almaya yetkili firmanın temsilcisi olan sanık ...'ın 27.06.2012 tarihinde, Hastane çalışanı olan sanık ...'den maddi değeri bulunan toplam 300 litrelik 10 bidon fikseri teslim aldığı, bunun bedelinin Hastane döner sermaye saymanlığına verilmesi gerekirken, sanıklar ... ve ... tarafından düzenlenen tutanakta maddi değeri bulunmayan 80 litre developer ve 50 litre fikserin ...'a teslim edildiği ve 50 litre fikserin bedeli olan 157,60 Türk lirasının Hastane döner sermaye saymanlığına yatırıldığı, geriye kalan 250 litrelik fikserin sanıklar ... ve ...'nin uhdesinde bulunduğu, böylece adı geçen sanıkların iştirak halinde basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını işledikleri iddialarıyla açılan kamu davalarında, Mahkemece; yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca tüm sanıkların beraatlerine hükmolunmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ... ve ... hakkında basit zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülükler için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.10.2013 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;

Kamu görevlisi olan sanık ...'nin görevi sırasında sahte belge düzenlediğinin iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra kamu davası açılması gerektiği, dosyada yer alan ... Kaymakamlığının 31.12.2012 tarihli ve 69 sayılı Kararında bu suç yönünden verilmiş bir soruşturma izni bulunmadığı, anılan suç bakımından izin alındığına ilişkin başka bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu hususun yargılama şartı olduğu anlaşıldığından, bu suç yönünden durma kararı verilip sanık ...'ın eylemiyle sanık ...'nin eylemi arasındaki hukuki ve fiili bağlantı nazara alınarak hasıl olacak sonuca göre hükümler kurulması yerine, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan verilen beraat kararlarına yönelik ... vekilinin, sanıklar ... ile ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve basit zimmet suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/117 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında basit zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar Hazine ve ... vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden adı geçen katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, sanıklar ... ve ... hakkında basit zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerinin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA,

3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/117 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan verilen beraat kararlarına yönelik şikayetçi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

4.Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/117 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden, sair yönleri incelenmeyen sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükümlerinin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.

***