"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, icbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiinin süresinden sonra vaki ve tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran da yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre icbar suretiyle irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma ve temyiz talebinde bulunulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesi hükmü uyarınca bu suç yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına ancak Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre anılan suçlardan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma ve bu suçlardan kurulan hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin anılan suçlar açısından REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Bakanlık vekilinin sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan, sanık ve müdafiinin ise tüm suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırıya teşebbüs ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından, 5271 sayılı Kanun'un 210 ve 236/1. maddeleri gereğince olayın tek görgü tanığı olan şikayetçi ...'nın yargılama aşamasında dinlenmesine çalışılması keza olay hakkında bilgi ve görgü sahibi olduğu anlaşılan Oğuzhan Yılmaz'ın tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği; icbar suretiyle irtikap suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde yer alan düzenleme karşısında, iddianamede sanık hakkında şikayetçiye yönelik icbar suretiyle irtikap eyleminde bulunduğuna dair herhangi bir anlatım olmadığı ve yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği hususları gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırıya teşebbüs suçları açısından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.