"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/487 Esas, 2022/206 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (her iki suçtan ayrı ayrı)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tefecilik suçundan verilen 10.11.2015 tarihli ve 2014/765 Esas, 2015/568 sayılı mahkumiyet Kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 gün ve 2020/6182-2021/1493 sayılı Kararıyla sanık hakkında vergi mükellefi ise ilgili vergi dairesine yazı yazılarak, bu konuda vergi inceleme raporu düzenlettirilmesinden, suça konu senet borçlusu ...'ın konu hakkında bilgisine başvurulmasından ve ... ile aralarındaki ticari ilişki ve alacak-borç durumunun belirlenmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde bozma gereği yerine getirilmeden bu kapsamda yukarıda yazılı eksiklikler giderilmeden eksik incelemeyle tefecilik suçundan, ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 24.03.1989 tarihli ve 1988/1-1989/2 sayılı Kararında belirtildiği gibi, bedelsiz kalan senedin icra takibine konulduğu iddiasının yazılı delil ile ispatının zorunlu olduğunun gözetilmeden sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231 inci maddenin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, yalnızca "koşulları oluşmadığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca BOZULMASINA 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.