Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/120 Esas, 2021/206 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak suretiyle yüklenen suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Mahallî Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın "a" ve "b" bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, "d" bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan, bu nedenle dolaylı failliğe elverişli bulunmayan ve aynı Kanun'un 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görevli kişiler tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçunun ihaleye teklif verenler tarafından işlenemeyeceği, bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, yargılamaya konu ihale sürecinde görevli olan kamu görevlileri hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan bir kamu davasının bulunmadığı, kamu görevlisi olmayan sanığın da bu suçun faili olamayacağı gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile sanığın eyleminin ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de dava konusu ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmediği nazara alındığında; sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 19.12.2006 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme konusu hüküm tarihi arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sebebiyle oluşan durma süreleri eklendiğinde dahi bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***