Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/593 Esas, 2014/502 Karar

SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma

HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tayin olunan cezaların miktarına göre yasal koşulları bulunmayan ayrıca sanıklar ... ve ... müdafiinin yasal süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretine münhasır olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1)Sanıklardan ... hakkında kurulan beraat, ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık ... hakkında toplanan kanıtlarla iddia ve savunma incelenip tartışılarak suçun sübutu ve niteliği soruşturma sonuçlarına ve yasaya uygun biçimde tayin edilmiş bulunduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi gereğince yasaklama kararı verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanıklara yüklenen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği ve bu suçun ilgili maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 10.03.2009 tarihi ile inceleme günü arasında 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***