Logo

"İçtihat Metni"

;

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi

HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık hakkında kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan verilen 13.12.2013 tarihli beraat hükmü temyiz edilmeden kesinleştiği halde bu suç ile ilgili olarak yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, dosya kapsamında sanık aleyhine yeterli beyan bulunmadığı ve savunmalarının aksinin ispatlanmadığı, oluş şekline nazaran somut olayda sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışının bulunmadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkındaki isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.10.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***