"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/247 Esas, 2015/244 Karar
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Acıpayam İlçesi .......... Köyü muhtar vekili olarak görev yapan sanık hakkında köy adına yaptırılan işlerde ödemeden fazla gider belgeleri düzenlemek suretiyle toplam 395,00 TL'yi ayrıca köy adına tahsil ettiği toplam 4.190,00 TL'yi köy hesabına yatırmayarak mal edindiği kabul edilerek zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın uhdesinde para kalmadığını, paraları köy işlerine harcadığını ve köy yararına kullandığını, köy defterleri kendisine teslim edilmediği için yapılan işleri defterlere kaydedemediğini savunması ve birtakım harcama belgeleri sunması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, belgelerde imzası bulunanlar ile köy halkından yapılan işlere ilişkin bilgi ve görgü sahibi olan kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulmasının ardından suç dönemine ilişkin köye ait defter, kayıt ve belge ile tüm dokümanlar temin edilerek dava dosyasıyla birlikte konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, suç tarihlerinde köyün tüm gelir ve giderleri karşılaştırılmak suretiyle uhdesinde kalan köye ait para bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
YCGK'nın 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, sahtecilik suçlarında belgenin sahte olup olmadığının, sahte ise iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinin hakime ve mahkemeye ait bir husus olması nedeniyle sanık tarafından düzenlendiği belirtilen sahte belgelerin asıllarının huzurda incelenmesi, gerekirse sahteliği ve iğfal kabiliyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca yapılan artırım sonucu 3 yıl 20 ay 7 gün yerine 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Suç tarihi itibarıyla sabıkasız olup, duruşma tutanaklarına yansıtılmış olumsuz tutum ve davranışları bulunmayan sanık hakkında ''dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri, adli sicil kaydı" şeklindeki dosya kapsamına aykırı ve yasal olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.