"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/5 Esas, 2014/31 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.
1)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanığın 25.09.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Kanun'un 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,
3)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde Sücüllü Belediyesinde işçi olarak çalışan sanıkların, kendilerine yakıt alımı için aktarılan paraları uhdelerinde tutarak zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanıkların, aksi kanıtlanamayan, birbirleriyle örtüşen savunmaları, hakkındaki mahkumiyet hükmü bu ilam ile onanarak kesinleşen sanık ...'nın eylemine iştirak ettiklerine dair delil bulunmaması karşısında beraatleri yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıkların, hakkındaki mahkumiyet kararı bu ilam ile onanan diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işlediklerine ilişkin yeterli delilin bulunmaması karşısında, 5327 sayılı Kanun'un 39. maddesi gereğince yardım eden olarak sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Sanıkların zimmetlerine geçirdikleri kabul edilen miktarların, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması sureti ile sanıklar hakkında fazla cezalara hükmedilmesi,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesinin uygulanmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanıkların ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.